<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[DinLenTi.NeT Forumları - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.dinlenti.net/</link>
		<description><![CDATA[DinLenTi.NeT Forumları - http://www.dinlenti.net]]></description>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 00:09:09 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Hamster bakımı]]></title>
			<link>http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1505</link>
			<pubDate>Wed, 09 Jul 2008 16:24:14 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1505</guid>
			<description><![CDATA[hamster bakımı<br />
<br />
Hamster bir çölde yaşayan kemirgenidir. Şirin ve ele gelmesi ve bakılması kolaydır. Kemirgen olduğu için ısırma güdüsü vardır , ancak elde yiyecek kokusu alırsa elinizi dişiyle yoklayabilir.Temiz, kokusuz ve sessizdir. Gözleri iyi görmemekle beraber , çok iyi koku ve duyma hislerine sahiptir. Ömrü yaklaşık 3-4 senedir.<br />
Kemirgenlerin ortak özelliklerinden biri de ; dişleri sürekli uzar. Bu nedenle dişleri aşındıracak kemirme taşı ve kemirme dalları her zaman kafeste bulunmalıdır.<br />
<br />
<br />
Tek mi, çift mi bakmalı?<br />
<br />
Hamster yalnız yaşamayı sever. Bu yüzden kafesinde istediğinde saklanabileceği yerler olmalıdır. Dişi hamster, eğer çiftleşmeye hazır değil ise kafesine konan erkeği öldürebilir. Eğer birden fazla hamster aynı kafeste yaşıyor ise kafes büyük olmalı ve her birinin saklanabileceği ayrı yerler bulunmalıdır. Kavga ettiklerini görürseniz hemen ayrı kafeslere yerleştirin.<br />
<br />
<br />
Sağlıklı Hemster<br />
<br />
Hamster dayanıklı bir hayvandır. Kafes temizliğine göstereceğiniz özen, kaliteli taban malzemesi ve uygun yemlerle sağlıklı bir ömür geçirecektir. Hamster insanlardan nezle kapabilir. Bu yüzden nezle olanlar kafesten uzak durmalıdır.<br />
<br />
Sağlıklı bir hamsterin ;<br />
<br />
&#8226; Vücudu yuvarlak,<br />
&#8226; Gözleri parlak ve canlı,<br />
&#8226; Burnu akıntısız,<br />
&#8226; Tüyleri düzgün ve parlak,<br />
&#8226; Hareketli ve çevresine ile etkileşimli olmalıdır.<br />
<br />
Ortamın kirli olması hamster gibi mikroba duyarlı bir canlıyı hasta edebilir.Kafesin temizliği ihmal edilmemeli.<br />
<br />
Aşırı sıcaktan koruyun!<br />
<br />
Eğer ısı 27°C ' nin üstüne çıkarsa hamster derin uykuya dalar ve vücut fonksiyonları yavaşlar. Bu durumda onun öldüğünü sanabilirsiniz! Bu özellik onun çöldeki yüksek sıcaklık ile başa çıkmasını sağlar.<br />
<br />
<br />
Cinsiyet Ayırımı<br />
<br />
Dişilerde cinsel organı ile anüsü arasındaki mesafe daha uzundur. Erkeğin ise arka tarafı daha sivridir ve dördüncü haftadan sonra anüsünün iki tarafında yumurtalıkları görünür.<br />
<br />
Kafes<br />
<br />
Plastik tabanlı bir kafes temizlik kolaylığı sağlayacaktır. Kafes mümkün olduğunca büyük olmalıdır. Küçük bir kafeste hamster huzursuz ve saldırgan olur. Tek bir hamster için 60x45 cm taban alanı ve 30 cm yüksekliği olan bir kafes yeterlidir. Kafes tabanına 3-5 cm kalınlığında emici taban malzemesi konur (hamster eşelenmeyi sever bu nedenle derin taban malzemesi eşelenme ihtiyacını karşılayacaktır). Kağıt yeterince emici olamadığı için taban malzemesi görevini yerine getiremez. Taban malzemesinin üstüne yayılacak saman hem doğal bir ortam sağlar, hem de hayvanın dışkısı ile temasını keser. Yuvanın içine bir miktar ot koymalısınız. Yem kabı kemirgenin içine giremeyeceği boyutta olmalıdır. Hamster dişlediğinde akan suluk doğadaki yaşam tarzına uygundur (doğada hamster suyu yapraklardaki çiğden alır). Kafeste koşma tekerleği şarttır. Yeterince hareket etmeyen hamster önemli sağlık sorunları yaşar.<br />
Beslenme<br />
<br />
Hamster yeminin bir kısmını yanaklarında taşıyarak yuvasında saklar. Kafesinde her zaman bol miktarda yiyecek olsa da çölde yiyecek bulmanın zorluğundan kaynaklanan bu içgüdüsü devam eder ve sakladığı yiyeceği korumak ister. Elinizi yuvaya sokar ve sakladığı yiyeceğe yaklaştırırsanız elinizi dişleyebilir.<br />
<br />
Kafes İçinde tamamlayıcı yiyecek olarak ot her zaman bulunmalıdır. Bütün kemirgenler lifli besinlere ihtiyaç duyarlar. Ot lifli besin ihtiyacını karşılar.Ayrıca hamster krakeri alarak kafesine de asabilirsiniz.<br />
<br />
Kemirme taşı kemirgenin sürekli uzayan dişlerini aşındırır, sağlam kemik yapısı için ihtiyaç duyduğu kalsiyumu sağlar,<br />
<br />
Bazı yemler öylesine lezzetlidir ki zaman zaman bu yemleri vermeniz hamster ile olan yakınlığınızı arttıracaktır. Bu yemler elden verildiğinde evcilleştirmede çok faydalıdır. Hamster yemine 1/4 oranında karıştırarak yada ayrı bir kapta verebilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Taze Yiyecekler<br />
<br />
Hamster elma, havuç, salatalık, marul, muz, üzüm gibi meyve ve sebzeleri sever. Ancak bunlar az miktarda verilmelidir. Aksi taktirde yuvasında saklayacağı bu yiyecekler bozulacak ve sağlıksız bir ortam yaratacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
Çiftleştirme<br />
<br />
Çiftleşecek dişi ve erkek en az 4 aylık olmalıdır. Dişi dört günde bir çiftleşmeye hazır duruma gelir. Eğer çiftleşmeye hazır değil ise bir araya geldiği erkeğe saldırabilir. Akşam dişi hamster erkeğin kafesine koyun. (Erkeği dişinin kafesine koymayın. Bu durumda dişinin saldırma ihtimali artar) Eğer dişi saldırganlaşıra hemen kafesine geri koyun ve sonraki akşamlar yeniden deneyin. Dişi ve erkeği sizin gözetiminizde olmadıkları zamanlar beraber bırakmayın. Çiftleşme gerçekleştikten sonra dişiyi kafesine koyun. Çiftleşen dişinin kafesinde bol miktarda taban malzemesi, ot ve saman olmalıdır. Kafesi serin ve doğrudan gün ışığı almayacağı bir . yere yerleştirin.<br />
<br />
Dişinin hamileliği 16 gün sürer ve 1-16 arası (genelde 7 civarı) yavru doğurur. Yavrular tüysüz ve gözleri kapalı doğar. Birkaç gün içinde yavruların tüyleri tamamlanır. On gün sonra katı yem yemeye başlarlar.Yavrular hızla gelişir ve 3 ayda erişkin olur. Yavrular 4 haftalık olduğunda annelerinden ayrılmaları gerekir. Aksi taktirde anne hamster yavrulara saldırabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Evcilleştirme<br />
<br />
4-7 haftalık hamster evcilleştirmek için idealdir. Yavru hamster sahibine çabuk alışır. ilk birkaç gün yerine alışması için onu yalnız bırakın ve elinize almayın. Onunla konuşun, böylece sesinizi tanıyacaktır. Yemini her akşam üstü kafes tabanına kendi elinizle koyun. Birkaç gün sonra yemi koyduktan sonra hamster yemini yerken elinizi yakınlarda tutun. Daha sonraki günlerde yemi elinizden sunun. Elinize korkusuzca binmeye başlayınca diğer elinizle sırtını okşayabilirsiniz. Elinize alıştıktan sonra ellerinizde ve kolunuzda yürütebilirsiniz.<br />
<br />
Doğada hamster gündüz uyur, gece yiyecek arar. Eğer hamster uyurken onunla oynamak isterseniz onu nazikçe uyandırın. Tam uyanana kadar parlak ışıktan koruyun.<br />
<br />
Hamster ancak korktuğu zaman dişler. Korktuğunda kulakları geriye kıvrılır. Kulakları dik hale gelene kadar onunla sakin bir tonda konuşun, ondan sonra elinize alabilirsiniz.<br />
<br />
Hamster hareketli ve oyuncudur. Kafesinden kaçmak için en küçük fırsatı bile değerlendirecektir. Kaçtığında yakalamak için içinden çıkamayacağı bir leğenin içine en sevdiği yiyeceği koyun. Leğene çıkabileceği şekilde bir rampa oluşturun ve bu yola da en sevdiği yiyecekten ufak kırıntılar koyun. Gündüz uyuyan, gece yem arayan bir hayvan olduğu için tuzağınız ancak ortalık karanlık ve sakin olduğunda işe yarayacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Kafes temizliği<br />
<br />
Kafesi çok sık temizlemeyin. Haftada bir yapacağınız temizlik yeterlidir. Aksi taktirde yuvası bozulan ve sakladığı yiyecekleri kaybeden hamster huzursuz olacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
Taban malzemeleri<br />
<br />
Kafeste kullanılan taban malzemesi çok önemlidir. Hamster kokusu ile yaşadığı alanı işaretler. Kafesi çok sık temizler iseniz bu kokunun yok olması onu yuvasına yabancılaştırır ve strese sokar. Bu yüzden dışkıyı hızla kurutacak, kafesi uzun süre sağlıklı tutacak taban malzemesi kullanılmalıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
Sıkıştırılmış Talaş<br />
<br />
Sıkıştırılmış talaş kafes tabanına yayıldığında rahat ve temiz bir ortam sağlar. Özel olarak, hiçbir kimyasal madde ile temas etmemiş beyaz çamdan üretilmiştir. Sıkıştırılmış olduğu için uzun süre kullanılır, ekonomiktir.<br />
[IMG]http://img519.imageshack.us/img519/3541/a91nj9.th.jpg[/IMG]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[hamster bakımı<br />
<br />
Hamster bir çölde yaşayan kemirgenidir. Şirin ve ele gelmesi ve bakılması kolaydır. Kemirgen olduğu için ısırma güdüsü vardır , ancak elde yiyecek kokusu alırsa elinizi dişiyle yoklayabilir.Temiz, kokusuz ve sessizdir. Gözleri iyi görmemekle beraber , çok iyi koku ve duyma hislerine sahiptir. Ömrü yaklaşık 3-4 senedir.<br />
Kemirgenlerin ortak özelliklerinden biri de ; dişleri sürekli uzar. Bu nedenle dişleri aşındıracak kemirme taşı ve kemirme dalları her zaman kafeste bulunmalıdır.<br />
<br />
<br />
Tek mi, çift mi bakmalı?<br />
<br />
Hamster yalnız yaşamayı sever. Bu yüzden kafesinde istediğinde saklanabileceği yerler olmalıdır. Dişi hamster, eğer çiftleşmeye hazır değil ise kafesine konan erkeği öldürebilir. Eğer birden fazla hamster aynı kafeste yaşıyor ise kafes büyük olmalı ve her birinin saklanabileceği ayrı yerler bulunmalıdır. Kavga ettiklerini görürseniz hemen ayrı kafeslere yerleştirin.<br />
<br />
<br />
Sağlıklı Hemster<br />
<br />
Hamster dayanıklı bir hayvandır. Kafes temizliğine göstereceğiniz özen, kaliteli taban malzemesi ve uygun yemlerle sağlıklı bir ömür geçirecektir. Hamster insanlardan nezle kapabilir. Bu yüzden nezle olanlar kafesten uzak durmalıdır.<br />
<br />
Sağlıklı bir hamsterin ;<br />
<br />
&#8226; Vücudu yuvarlak,<br />
&#8226; Gözleri parlak ve canlı,<br />
&#8226; Burnu akıntısız,<br />
&#8226; Tüyleri düzgün ve parlak,<br />
&#8226; Hareketli ve çevresine ile etkileşimli olmalıdır.<br />
<br />
Ortamın kirli olması hamster gibi mikroba duyarlı bir canlıyı hasta edebilir.Kafesin temizliği ihmal edilmemeli.<br />
<br />
Aşırı sıcaktan koruyun!<br />
<br />
Eğer ısı 27°C ' nin üstüne çıkarsa hamster derin uykuya dalar ve vücut fonksiyonları yavaşlar. Bu durumda onun öldüğünü sanabilirsiniz! Bu özellik onun çöldeki yüksek sıcaklık ile başa çıkmasını sağlar.<br />
<br />
<br />
Cinsiyet Ayırımı<br />
<br />
Dişilerde cinsel organı ile anüsü arasındaki mesafe daha uzundur. Erkeğin ise arka tarafı daha sivridir ve dördüncü haftadan sonra anüsünün iki tarafında yumurtalıkları görünür.<br />
<br />
Kafes<br />
<br />
Plastik tabanlı bir kafes temizlik kolaylığı sağlayacaktır. Kafes mümkün olduğunca büyük olmalıdır. Küçük bir kafeste hamster huzursuz ve saldırgan olur. Tek bir hamster için 60x45 cm taban alanı ve 30 cm yüksekliği olan bir kafes yeterlidir. Kafes tabanına 3-5 cm kalınlığında emici taban malzemesi konur (hamster eşelenmeyi sever bu nedenle derin taban malzemesi eşelenme ihtiyacını karşılayacaktır). Kağıt yeterince emici olamadığı için taban malzemesi görevini yerine getiremez. Taban malzemesinin üstüne yayılacak saman hem doğal bir ortam sağlar, hem de hayvanın dışkısı ile temasını keser. Yuvanın içine bir miktar ot koymalısınız. Yem kabı kemirgenin içine giremeyeceği boyutta olmalıdır. Hamster dişlediğinde akan suluk doğadaki yaşam tarzına uygundur (doğada hamster suyu yapraklardaki çiğden alır). Kafeste koşma tekerleği şarttır. Yeterince hareket etmeyen hamster önemli sağlık sorunları yaşar.<br />
Beslenme<br />
<br />
Hamster yeminin bir kısmını yanaklarında taşıyarak yuvasında saklar. Kafesinde her zaman bol miktarda yiyecek olsa da çölde yiyecek bulmanın zorluğundan kaynaklanan bu içgüdüsü devam eder ve sakladığı yiyeceği korumak ister. Elinizi yuvaya sokar ve sakladığı yiyeceğe yaklaştırırsanız elinizi dişleyebilir.<br />
<br />
Kafes İçinde tamamlayıcı yiyecek olarak ot her zaman bulunmalıdır. Bütün kemirgenler lifli besinlere ihtiyaç duyarlar. Ot lifli besin ihtiyacını karşılar.Ayrıca hamster krakeri alarak kafesine de asabilirsiniz.<br />
<br />
Kemirme taşı kemirgenin sürekli uzayan dişlerini aşındırır, sağlam kemik yapısı için ihtiyaç duyduğu kalsiyumu sağlar,<br />
<br />
Bazı yemler öylesine lezzetlidir ki zaman zaman bu yemleri vermeniz hamster ile olan yakınlığınızı arttıracaktır. Bu yemler elden verildiğinde evcilleştirmede çok faydalıdır. Hamster yemine 1/4 oranında karıştırarak yada ayrı bir kapta verebilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Taze Yiyecekler<br />
<br />
Hamster elma, havuç, salatalık, marul, muz, üzüm gibi meyve ve sebzeleri sever. Ancak bunlar az miktarda verilmelidir. Aksi taktirde yuvasında saklayacağı bu yiyecekler bozulacak ve sağlıksız bir ortam yaratacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
Çiftleştirme<br />
<br />
Çiftleşecek dişi ve erkek en az 4 aylık olmalıdır. Dişi dört günde bir çiftleşmeye hazır duruma gelir. Eğer çiftleşmeye hazır değil ise bir araya geldiği erkeğe saldırabilir. Akşam dişi hamster erkeğin kafesine koyun. (Erkeği dişinin kafesine koymayın. Bu durumda dişinin saldırma ihtimali artar) Eğer dişi saldırganlaşıra hemen kafesine geri koyun ve sonraki akşamlar yeniden deneyin. Dişi ve erkeği sizin gözetiminizde olmadıkları zamanlar beraber bırakmayın. Çiftleşme gerçekleştikten sonra dişiyi kafesine koyun. Çiftleşen dişinin kafesinde bol miktarda taban malzemesi, ot ve saman olmalıdır. Kafesi serin ve doğrudan gün ışığı almayacağı bir . yere yerleştirin.<br />
<br />
Dişinin hamileliği 16 gün sürer ve 1-16 arası (genelde 7 civarı) yavru doğurur. Yavrular tüysüz ve gözleri kapalı doğar. Birkaç gün içinde yavruların tüyleri tamamlanır. On gün sonra katı yem yemeye başlarlar.Yavrular hızla gelişir ve 3 ayda erişkin olur. Yavrular 4 haftalık olduğunda annelerinden ayrılmaları gerekir. Aksi taktirde anne hamster yavrulara saldırabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Evcilleştirme<br />
<br />
4-7 haftalık hamster evcilleştirmek için idealdir. Yavru hamster sahibine çabuk alışır. ilk birkaç gün yerine alışması için onu yalnız bırakın ve elinize almayın. Onunla konuşun, böylece sesinizi tanıyacaktır. Yemini her akşam üstü kafes tabanına kendi elinizle koyun. Birkaç gün sonra yemi koyduktan sonra hamster yemini yerken elinizi yakınlarda tutun. Daha sonraki günlerde yemi elinizden sunun. Elinize korkusuzca binmeye başlayınca diğer elinizle sırtını okşayabilirsiniz. Elinize alıştıktan sonra ellerinizde ve kolunuzda yürütebilirsiniz.<br />
<br />
Doğada hamster gündüz uyur, gece yiyecek arar. Eğer hamster uyurken onunla oynamak isterseniz onu nazikçe uyandırın. Tam uyanana kadar parlak ışıktan koruyun.<br />
<br />
Hamster ancak korktuğu zaman dişler. Korktuğunda kulakları geriye kıvrılır. Kulakları dik hale gelene kadar onunla sakin bir tonda konuşun, ondan sonra elinize alabilirsiniz.<br />
<br />
Hamster hareketli ve oyuncudur. Kafesinden kaçmak için en küçük fırsatı bile değerlendirecektir. Kaçtığında yakalamak için içinden çıkamayacağı bir leğenin içine en sevdiği yiyeceği koyun. Leğene çıkabileceği şekilde bir rampa oluşturun ve bu yola da en sevdiği yiyecekten ufak kırıntılar koyun. Gündüz uyuyan, gece yem arayan bir hayvan olduğu için tuzağınız ancak ortalık karanlık ve sakin olduğunda işe yarayacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Kafes temizliği<br />
<br />
Kafesi çok sık temizlemeyin. Haftada bir yapacağınız temizlik yeterlidir. Aksi taktirde yuvası bozulan ve sakladığı yiyecekleri kaybeden hamster huzursuz olacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
Taban malzemeleri<br />
<br />
Kafeste kullanılan taban malzemesi çok önemlidir. Hamster kokusu ile yaşadığı alanı işaretler. Kafesi çok sık temizler iseniz bu kokunun yok olması onu yuvasına yabancılaştırır ve strese sokar. Bu yüzden dışkıyı hızla kurutacak, kafesi uzun süre sağlıklı tutacak taban malzemesi kullanılmalıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
Sıkıştırılmış Talaş<br />
<br />
Sıkıştırılmış talaş kafes tabanına yayıldığında rahat ve temiz bir ortam sağlar. Özel olarak, hiçbir kimyasal madde ile temas etmemiş beyaz çamdan üretilmiştir. Sıkıştırılmış olduğu için uzun süre kullanılır, ekonomiktir.<br />
[IMG]http://img519.imageshack.us/img519/3541/a91nj9.th.jpg[/IMG]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Windows'un taklit edemediği özellikler]]></title>
			<link>http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1503</link>
			<pubDate>Sat, 14 Jun 2008 00:10:35 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1503</guid>
			<description><![CDATA[Diğer işletim sistemlerinde bulunan ancak Windows'ta bulunmayan en önemli 14 özellik karşınızda.<br />
<br />
Hayatı boyunca Windows işletim sistemi kullanmış birisi büyük ihtimalle Windows'u yeterli görüyordur. Ancak Mac OS ya da Linux kullanan insan adeta bir daha Windows'a el sürmemeye tövbe eder."Peki niye Windows?" sorusunun en genel cevabı "oyun"dur.<br />
<br />
Oyunlar dışında "bu kadar fark yaratan şey nedir acaba?" diye Mac OS'te ve diğer işletim sistemlerinde olan ancak Windows'ta olmayan özelliklere bakmaya başlayınca ben de oldukça şaşırdım. Bu yazıyı okuduktan sonra büyük ihtimalle emektar Windows'tan soğuyacaksınız<br />
<br />
<br />
Herşey tek ekranda: Expose<br />
Görünüşte oldukça basit bir fikir gibi algılanan Expose, alışılınca oldukça büyük bir zaman tasarrufu sağlıyor. Mac işletim sisteminde 2003'ten beri bulunan Expose özelliği ile Windows'un eksiklikleri listemize başlıyoruz. F9 tuşuna basıldığı anda açık olan bütün uygulama pencerelerini küçülterek bir ekrana sığdıran ve aralarında geçiş yapmayı sağlayan Expose, büyük bir zaman kazancı sağlıyor.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Çoklu çalışma alanı: Virtual Workspace<br />
Mac'teki Expose özelliğine benzeyen bir başka uygulama da Virtual Workspaces. Uzun süredir Linux'te bulunan bu özellik ile standart bir yükleme ile 4 ayrı çalışma alanına sahip olabiliyorsunuz. Bir çalışma alanında rapor hazırlarken karşınıza farklı uygulamaların çıkmasını engelleyerek başka bir çalışma alanında da CD yazabilirsiniz. Çalışma pencereleri arasında gezinmek için yapmanız gereken Virtual Workspace kısayol butonuna basmak ya da Shift + Sağ ok kombinasyonunu kullanmak.<br />
<br />
Apple da 2007'de çıkardığı Leopard'a bu özelliği ekledi. Birçok işletim sisteminde bulunmasının yanında Windows kullanıcıları böyle bir kolaylıktan faydalanmak isterse başka programlara muhtaçlar. Bu özelliğe sahip olmak isteyen kullanıcılar için önerebileceğim 2 program ise Microsoft Virtual Desktop Manager veya Dexpot.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac, Linux, PC-BSD<br />
<br />
<br />
Scottie, beni eve ışınla<br />
Bir an için gözlerinizi kapatıp şöyle bir durum düşünün. Patronunuz sizden çok önemli bir rapor istedi, siz de sabaha kadar uğraşıp raporu hazırladınız. Uykusuzluğun getirdiği dikkatsizlikle işe giderken hazırladığınız dosyaları evde unuttunuz.<br />
<br />
İş yerindeki bilgisayarın karşısında oturduğunuzda arkanızdan gelen "Raporları masama bekliyorum" sesini duyduğunuz anda eğer bilgisayarınızda Windows yüklü ise bir iş bulma sitesine girip yeni bir iş arayabilirsiniz. Eğer bilgisayarlarınızda Mac işletim sistemi varsa "Back to my Mac" ile hemen evdeki bilgisayarınıza bağlanabilir, önünüzdeki bilgisayar evinizdeki bilgisayarmış gibi kullanabilirsiniz.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Uzaktan meslek sırrı: Screen Sharing<br />
Eğer geniş bir sülaleye sahipseniz ve bilgisayardan en iyi anlayan aile ferdi siz iseniz mutlaka hayatınızda telefon üzerinden birilerine yardımcı olmaya çalışmış ve bunun da ne kadar zor ve işlevsiz olduğunu anlamışsınız demektir.<br />
<br />
Bu sorundan kökünden kurtulmak isteyenler için Mac harika bir çözüm. Geçtiğimiz sene çıkan Leopard işletim sistemindeki Screen Sharing özelliği ile ekranınızı internet üzerinden paylaşabiliyorsunuz. Hatta ekran görüntünüzü paylaştığınız kişi mouse ve klavye kontrolünü de alarak sorununuzu uzaktan çözebiliyor.<br />
<br />
Vista ile birlikte gelen Windows uygulaması olan Windows Meeting Space de benzer bir program olsa da uzaktan kullanımı mümkün deil. Sadece yerel ağ'da kullanılabilir olmasıyla pek mantıklı bir çözüm sunamayan Windows Meeting Space, Mac'teki rakibinin hayli gerisinde kalıyor. <br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Çöktü mü? Kolayı var: Time Machine<br />
Leopard'ın en kullanışlı özelliklerinden birisi de yedekleme aparatı olan Time Machine, yani zaman makinası. Bu uygulama ile dosyalarınızın yedeğini bir harici disk'e almak adeta çocuk oyuncağı. Bunun yanısıra bir hata yaptığınızda dosyalarınızın daha önceki haline kolaylıkla almanızı sağlayan bu zaman makinası ile ölümcül hatalar yapma ihtimalini de oldukça aza indirmiş olacaksınız. XP'de ya da Vista'da birebir bu özelliklere sahip olan bir program mevcut deil. Ancak Vista'daki Shadow Copy ile bilgisayarınızdaki dosyaların daha önceki versiyonlarına ulaşabiliyorsunuz.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Windows, CD'ye ISO yazamaz<br />
İşte Windows'un en ilginç eksiklerinden bir tanesi. Windows dışındaki bütün işletim sistemlerinde olan bu özelliğin Windows'ta neden olmadığını anlamak ise oldukça zor. Diğer bütün işletim sistemlerinde bir ISO dosyasını CD'ye yazabiliyorken Windows'ta bunun için başka bir program daha kullanmak zorundasınız. Bu programlardan en kullanışlı olanlarından bir tanesi ISO Recorder. Bu program ile bir sağ tıklama ile ISO dosyalarını CD'ye yazabileceksiniz. Windows XP (32-bit ve 64-bit) ve Vista uyumlu programın yaptığı işi diğer işletim sistemleri ise programa ihtiyaç duymadan yapıyor.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac, Linux, PC-BSD<br />
<br />
Masaüstü Post-it'leri<br />
Ofislerde unutkanların en değerli eşyaları post-it'lerdir. Mac'te uzun süredir bulunan Stickies adlı programla ya da Linux'teki TomBoy Notes ile bu durumu bilgisayar ortamına da taşıyabilirsiniz. Masaüstünüze notlar yapıştırarak "yapılacaklar listesi" ya da diğer önemli şeyleri daha sonra hatırlayabilirsiniz. Hatta eklediğiniz bu notların arkaplan rengini değiştirerek notlarınızı bir önem sırasına göre de düzenleyebilirsiniz. Hayli basit bir program olan bu yapışkan notlar da Windows'ta bulunmamakta, fakat bu uygulamayı Windows'ta kullanmak istiyosanız Stickies for Windows adlı programla bir nebze bu ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac, Linux<br />
<br />
<br />
Bilgisayardan anında canlı yayın<br />
Apple'ın Leopard'ıyla karşımıza çıkan bir diğer kullanışlı program ise Sopcast Capture. İnternetten müzik yayını yapmaya yarayan Sopcast Capture, Podcast'i hayli kolaylaştırıyor. Windows'la birlikte hiç böyle bir program gelmemiş de olsa piyasadaki birçok ücretsiz program ile kolaylıkla bu programın yaptığı şeyleri yapabiliyorsunuz.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Tek bir dev yazılım deposu<br />
Öyle bir dünya düşünün ki indireceğiniz programı internet üzerinde saatlerce aramak zorunda kalmayacaksınız. Eğer bu size bir rüya gibi geliyorsa, birçok Linux kullanıcısı rüyada yaşıyor demektir. Bir Linux işletim sistemi olan Ubuntu'da bulunan Synaptic Package Manager internetin büyük yazılım klasörlerini gezebiliyorsunuz. Linux'te böyle bir uygulamanın kolaylıkla yapılabilmesinin en önemli sebepleri ise bu listelerde bulunan yazılımların açık kaynak kodlu ve ücretsiz olması.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri:  Linux, PC-BSD<br />
<br />
Kübik masaüstü<br />
Bazı uygulamalar vardır ki bilgisayarın performansına pek birşey katmaz ya da kullanıcının işlerini kolaylaştırmaz, ama yine de onlarsız da olmaz. İşte Linux'un Compiz Desktop Effects'i de tam böyle bir program. Masaüstünü döndürülebilir bir kübe çevirip, bu kübü döndürerek her yüzüne başka pencereler koyarak çalışma alanlarınızı genişletir ve rahatlatabilirsiniz. Bunun dışında ekrana yağmur tanesi efektleri gibi göze hoş gelen bazı efektler de koyabiliyorsunuz. 2007 Ekim ayında yayınlanan Ubuntu 7.10 ile Desktop Effects, standart bir özellik haline geldi.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Linux, PC-BSD<br />
<br />
Hızlı erişim: Application Dock<br />
Application Dock da Mac işletim sistemli bilgisayarlarının masaüstü kısımlarının vazgeçilmezlerinden. En çok kullanılan uygulamaların eklenebileceği bir kısayol alanı olarak kullanılan Application Dock'a eklenecek uygulama sayısı da sınırsız. Tek tıklamayla uygulamalarınıza ulaşabileceğiniz Application Dock'un da Windowsta bir karşılığı yok. Bu uygulamanın da Windows için yapılmış bir benzeri bulunmakta. Stardock's ObjectDock'un standart versiyonu ücretsiz ancak plus versiyonuna sahip olmak için 20&#36; gibi bir meblayı gözden çıkarmanız gerekiyor. <br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Tek hamlede ekran görüntüsü<br />
İnternette sık sık gezen birisiyseniz ya da bilgisayarın karşınıza çıkardığı bir hatanın göründüğü ekranın bir kaydını alıp acilen birine yollamanız gerekebilir. Eğer bir Windows kullanıcısı iseniz yapmanız gerekenleri anlatayım. İlk olarak klavyeden "Print Screen" tuşuna basıp, sonra da Paint ya da başka bir resim editörü açıp sağ tıklıyıp yapıştır dedikten sonra gerekli kısmı seçip uzantısını belirleyip kaydetmeniz gerekmekte. Eğer bir Mac kullanıyorsanız, tüm ekranın görüntüsünü kaydetmek için Command + Shift + 3'e belirli bir kısmını kaydetmen için de Command + Shift + 4'e basıp gerekli kısmı taramanız yeterli. Bu eksiklik Microsoft yetkilileri hariç birçok kişinin dikkatini çekmiş olmalı ki Windows için kolay screenshot almak ile ilgili hayli fazla program bulunmakta.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Akıllı dokunuş: Multitouch Touchpad<br />
Yeni nesil MacBook'ların piyasaya çıkmasıyla birçok Apple notebook, Multitouch Touchpad'ler ile piyasada. İsminden de anlaşılabileceği gibi bu laptopların Touchpad'leri birden fazla dokunuşu algılayabiliyor. Tek bir parmak ile yapabildiklerinizi düşününce 2 parmakla ne kadar çok kısayolu 2 parmağınızla gerçekleştirebileceğinizi hayal bile edemezsiniz. Ekrandaki objelerin boyutunu değiştirmek, sayfayı aşağı yukarı hareket ettirmek, hızlı menülere erişmek, 2 parmağınızla yapabileceğiniz şeylerden sadece birkaçı.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Web sunucusu<br />
Artık neredeyse herkesin bir web sitesi sahibi olduğu bu dönemde işletim sistemiyle birlikte gelen bir server oldukça faydalı bir özellik olurdu. Ve bu özellik de Windows dışında birçok işletim sisteminde bulunmakta. Bu da internet sayfası sahibi birçok insanın Mac ya da Linux tercih etmesinin en geçerli sebeplerinden biri, çünkü bu 2 işletim sistemi de birer entegre web sunucusu ile geliyor.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac, Linux, PC-BSD<br />
<br />
pcworld.com.tr<br />
<br />
<br />
Windows mu, linux mu mac mi:)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Diğer işletim sistemlerinde bulunan ancak Windows'ta bulunmayan en önemli 14 özellik karşınızda.<br />
<br />
Hayatı boyunca Windows işletim sistemi kullanmış birisi büyük ihtimalle Windows'u yeterli görüyordur. Ancak Mac OS ya da Linux kullanan insan adeta bir daha Windows'a el sürmemeye tövbe eder."Peki niye Windows?" sorusunun en genel cevabı "oyun"dur.<br />
<br />
Oyunlar dışında "bu kadar fark yaratan şey nedir acaba?" diye Mac OS'te ve diğer işletim sistemlerinde olan ancak Windows'ta olmayan özelliklere bakmaya başlayınca ben de oldukça şaşırdım. Bu yazıyı okuduktan sonra büyük ihtimalle emektar Windows'tan soğuyacaksınız<br />
<br />
<br />
Herşey tek ekranda: Expose<br />
Görünüşte oldukça basit bir fikir gibi algılanan Expose, alışılınca oldukça büyük bir zaman tasarrufu sağlıyor. Mac işletim sisteminde 2003'ten beri bulunan Expose özelliği ile Windows'un eksiklikleri listemize başlıyoruz. F9 tuşuna basıldığı anda açık olan bütün uygulama pencerelerini küçülterek bir ekrana sığdıran ve aralarında geçiş yapmayı sağlayan Expose, büyük bir zaman kazancı sağlıyor.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Çoklu çalışma alanı: Virtual Workspace<br />
Mac'teki Expose özelliğine benzeyen bir başka uygulama da Virtual Workspaces. Uzun süredir Linux'te bulunan bu özellik ile standart bir yükleme ile 4 ayrı çalışma alanına sahip olabiliyorsunuz. Bir çalışma alanında rapor hazırlarken karşınıza farklı uygulamaların çıkmasını engelleyerek başka bir çalışma alanında da CD yazabilirsiniz. Çalışma pencereleri arasında gezinmek için yapmanız gereken Virtual Workspace kısayol butonuna basmak ya da Shift + Sağ ok kombinasyonunu kullanmak.<br />
<br />
Apple da 2007'de çıkardığı Leopard'a bu özelliği ekledi. Birçok işletim sisteminde bulunmasının yanında Windows kullanıcıları böyle bir kolaylıktan faydalanmak isterse başka programlara muhtaçlar. Bu özelliğe sahip olmak isteyen kullanıcılar için önerebileceğim 2 program ise Microsoft Virtual Desktop Manager veya Dexpot.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac, Linux, PC-BSD<br />
<br />
<br />
Scottie, beni eve ışınla<br />
Bir an için gözlerinizi kapatıp şöyle bir durum düşünün. Patronunuz sizden çok önemli bir rapor istedi, siz de sabaha kadar uğraşıp raporu hazırladınız. Uykusuzluğun getirdiği dikkatsizlikle işe giderken hazırladığınız dosyaları evde unuttunuz.<br />
<br />
İş yerindeki bilgisayarın karşısında oturduğunuzda arkanızdan gelen "Raporları masama bekliyorum" sesini duyduğunuz anda eğer bilgisayarınızda Windows yüklü ise bir iş bulma sitesine girip yeni bir iş arayabilirsiniz. Eğer bilgisayarlarınızda Mac işletim sistemi varsa "Back to my Mac" ile hemen evdeki bilgisayarınıza bağlanabilir, önünüzdeki bilgisayar evinizdeki bilgisayarmış gibi kullanabilirsiniz.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Uzaktan meslek sırrı: Screen Sharing<br />
Eğer geniş bir sülaleye sahipseniz ve bilgisayardan en iyi anlayan aile ferdi siz iseniz mutlaka hayatınızda telefon üzerinden birilerine yardımcı olmaya çalışmış ve bunun da ne kadar zor ve işlevsiz olduğunu anlamışsınız demektir.<br />
<br />
Bu sorundan kökünden kurtulmak isteyenler için Mac harika bir çözüm. Geçtiğimiz sene çıkan Leopard işletim sistemindeki Screen Sharing özelliği ile ekranınızı internet üzerinden paylaşabiliyorsunuz. Hatta ekran görüntünüzü paylaştığınız kişi mouse ve klavye kontrolünü de alarak sorununuzu uzaktan çözebiliyor.<br />
<br />
Vista ile birlikte gelen Windows uygulaması olan Windows Meeting Space de benzer bir program olsa da uzaktan kullanımı mümkün deil. Sadece yerel ağ'da kullanılabilir olmasıyla pek mantıklı bir çözüm sunamayan Windows Meeting Space, Mac'teki rakibinin hayli gerisinde kalıyor. <br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Çöktü mü? Kolayı var: Time Machine<br />
Leopard'ın en kullanışlı özelliklerinden birisi de yedekleme aparatı olan Time Machine, yani zaman makinası. Bu uygulama ile dosyalarınızın yedeğini bir harici disk'e almak adeta çocuk oyuncağı. Bunun yanısıra bir hata yaptığınızda dosyalarınızın daha önceki haline kolaylıkla almanızı sağlayan bu zaman makinası ile ölümcül hatalar yapma ihtimalini de oldukça aza indirmiş olacaksınız. XP'de ya da Vista'da birebir bu özelliklere sahip olan bir program mevcut deil. Ancak Vista'daki Shadow Copy ile bilgisayarınızdaki dosyaların daha önceki versiyonlarına ulaşabiliyorsunuz.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Windows, CD'ye ISO yazamaz<br />
İşte Windows'un en ilginç eksiklerinden bir tanesi. Windows dışındaki bütün işletim sistemlerinde olan bu özelliğin Windows'ta neden olmadığını anlamak ise oldukça zor. Diğer bütün işletim sistemlerinde bir ISO dosyasını CD'ye yazabiliyorken Windows'ta bunun için başka bir program daha kullanmak zorundasınız. Bu programlardan en kullanışlı olanlarından bir tanesi ISO Recorder. Bu program ile bir sağ tıklama ile ISO dosyalarını CD'ye yazabileceksiniz. Windows XP (32-bit ve 64-bit) ve Vista uyumlu programın yaptığı işi diğer işletim sistemleri ise programa ihtiyaç duymadan yapıyor.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac, Linux, PC-BSD<br />
<br />
Masaüstü Post-it'leri<br />
Ofislerde unutkanların en değerli eşyaları post-it'lerdir. Mac'te uzun süredir bulunan Stickies adlı programla ya da Linux'teki TomBoy Notes ile bu durumu bilgisayar ortamına da taşıyabilirsiniz. Masaüstünüze notlar yapıştırarak "yapılacaklar listesi" ya da diğer önemli şeyleri daha sonra hatırlayabilirsiniz. Hatta eklediğiniz bu notların arkaplan rengini değiştirerek notlarınızı bir önem sırasına göre de düzenleyebilirsiniz. Hayli basit bir program olan bu yapışkan notlar da Windows'ta bulunmamakta, fakat bu uygulamayı Windows'ta kullanmak istiyosanız Stickies for Windows adlı programla bir nebze bu ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac, Linux<br />
<br />
<br />
Bilgisayardan anında canlı yayın<br />
Apple'ın Leopard'ıyla karşımıza çıkan bir diğer kullanışlı program ise Sopcast Capture. İnternetten müzik yayını yapmaya yarayan Sopcast Capture, Podcast'i hayli kolaylaştırıyor. Windows'la birlikte hiç böyle bir program gelmemiş de olsa piyasadaki birçok ücretsiz program ile kolaylıkla bu programın yaptığı şeyleri yapabiliyorsunuz.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Tek bir dev yazılım deposu<br />
Öyle bir dünya düşünün ki indireceğiniz programı internet üzerinde saatlerce aramak zorunda kalmayacaksınız. Eğer bu size bir rüya gibi geliyorsa, birçok Linux kullanıcısı rüyada yaşıyor demektir. Bir Linux işletim sistemi olan Ubuntu'da bulunan Synaptic Package Manager internetin büyük yazılım klasörlerini gezebiliyorsunuz. Linux'te böyle bir uygulamanın kolaylıkla yapılabilmesinin en önemli sebepleri ise bu listelerde bulunan yazılımların açık kaynak kodlu ve ücretsiz olması.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri:  Linux, PC-BSD<br />
<br />
Kübik masaüstü<br />
Bazı uygulamalar vardır ki bilgisayarın performansına pek birşey katmaz ya da kullanıcının işlerini kolaylaştırmaz, ama yine de onlarsız da olmaz. İşte Linux'un Compiz Desktop Effects'i de tam böyle bir program. Masaüstünü döndürülebilir bir kübe çevirip, bu kübü döndürerek her yüzüne başka pencereler koyarak çalışma alanlarınızı genişletir ve rahatlatabilirsiniz. Bunun dışında ekrana yağmur tanesi efektleri gibi göze hoş gelen bazı efektler de koyabiliyorsunuz. 2007 Ekim ayında yayınlanan Ubuntu 7.10 ile Desktop Effects, standart bir özellik haline geldi.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Linux, PC-BSD<br />
<br />
Hızlı erişim: Application Dock<br />
Application Dock da Mac işletim sistemli bilgisayarlarının masaüstü kısımlarının vazgeçilmezlerinden. En çok kullanılan uygulamaların eklenebileceği bir kısayol alanı olarak kullanılan Application Dock'a eklenecek uygulama sayısı da sınırsız. Tek tıklamayla uygulamalarınıza ulaşabileceğiniz Application Dock'un da Windowsta bir karşılığı yok. Bu uygulamanın da Windows için yapılmış bir benzeri bulunmakta. Stardock's ObjectDock'un standart versiyonu ücretsiz ancak plus versiyonuna sahip olmak için 20&#36; gibi bir meblayı gözden çıkarmanız gerekiyor. <br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Tek hamlede ekran görüntüsü<br />
İnternette sık sık gezen birisiyseniz ya da bilgisayarın karşınıza çıkardığı bir hatanın göründüğü ekranın bir kaydını alıp acilen birine yollamanız gerekebilir. Eğer bir Windows kullanıcısı iseniz yapmanız gerekenleri anlatayım. İlk olarak klavyeden "Print Screen" tuşuna basıp, sonra da Paint ya da başka bir resim editörü açıp sağ tıklıyıp yapıştır dedikten sonra gerekli kısmı seçip uzantısını belirleyip kaydetmeniz gerekmekte. Eğer bir Mac kullanıyorsanız, tüm ekranın görüntüsünü kaydetmek için Command + Shift + 3'e belirli bir kısmını kaydetmen için de Command + Shift + 4'e basıp gerekli kısmı taramanız yeterli. Bu eksiklik Microsoft yetkilileri hariç birçok kişinin dikkatini çekmiş olmalı ki Windows için kolay screenshot almak ile ilgili hayli fazla program bulunmakta.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Akıllı dokunuş: Multitouch Touchpad<br />
Yeni nesil MacBook'ların piyasaya çıkmasıyla birçok Apple notebook, Multitouch Touchpad'ler ile piyasada. İsminden de anlaşılabileceği gibi bu laptopların Touchpad'leri birden fazla dokunuşu algılayabiliyor. Tek bir parmak ile yapabildiklerinizi düşününce 2 parmakla ne kadar çok kısayolu 2 parmağınızla gerçekleştirebileceğinizi hayal bile edemezsiniz. Ekrandaki objelerin boyutunu değiştirmek, sayfayı aşağı yukarı hareket ettirmek, hızlı menülere erişmek, 2 parmağınızla yapabileceğiniz şeylerden sadece birkaçı.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac<br />
<br />
Web sunucusu<br />
Artık neredeyse herkesin bir web sitesi sahibi olduğu bu dönemde işletim sistemiyle birlikte gelen bir server oldukça faydalı bir özellik olurdu. Ve bu özellik de Windows dışında birçok işletim sisteminde bulunmakta. Bu da internet sayfası sahibi birçok insanın Mac ya da Linux tercih etmesinin en geçerli sebeplerinden biri, çünkü bu 2 işletim sistemi de birer entegre web sunucusu ile geliyor.<br />
<br />
Bulunduğu işletim sistemleri: Mac, Linux, PC-BSD<br />
<br />
pcworld.com.tr<br />
<br />
<br />
Windows mu, linux mu mac mi:)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ve beklenen oldu: 199 dolara iPhone 3G]]></title>
			<link>http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1502</link>
			<pubDate>Sat, 14 Jun 2008 00:01:40 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1502</guid>
			<description><![CDATA[Apple nihayet haftalardır söylentilere konu olan 3G destekli yeni iPhone'u duyurdu.<br />
<br />
 Apple, hızlı 3G ağlara bağlanabilecek, daha fazla özelliği daha düşük fiyatla sunacak ikinci nesil iPhone'u duyurdu. iPhone 3G adlı yeni telefon ilk iPhone'la benzer bir tasarıma sahip ama yeni versiyonda dahili GPS gibi özellikler geliyor.Yeni iPhone eskisinden .7 mm kadar daha kalın. Temmuz 11'de satışa sunulacak olan telefonun 8 GB'lık modeli 199 dolar, 16 GB'lık modeli ise 299 dolara satılacak.<br />
<br />
3G desteği sayesinde yeni telefon bir web sayfasını yaklaşık 21 saniyede yükleyebilecek. Bu WiFi kullanımıyla karşılaştırıldığında 4 saniye yavaş. AT&T'nin EDGE servisi baz alındığında ise üç kat daha hızlı. WWDC'nin açılış konuşmasında Jobs'un açıklamaları böyle. iPhone 3G 300 saat bekleme süresi, 3G ağı üzerinden beş saat konuşma, EDGE ağı üzerinden 10 saat konuşma süresi sunuyor; web gezintisi içinse 5 ila 6 saatlik bir süre sağlıyor.<br />
<br />
Jobs, kurumsal tarafta iPhone'a olan ilgiye işaret ederek yeni özellikler arasında Microsoft Exchange desteği, push mesajlar, irtibat ve ajandalar yer aldığını da açıkladı<br />
<br />
<br />
pcworld]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Apple nihayet haftalardır söylentilere konu olan 3G destekli yeni iPhone'u duyurdu.<br />
<br />
 Apple, hızlı 3G ağlara bağlanabilecek, daha fazla özelliği daha düşük fiyatla sunacak ikinci nesil iPhone'u duyurdu. iPhone 3G adlı yeni telefon ilk iPhone'la benzer bir tasarıma sahip ama yeni versiyonda dahili GPS gibi özellikler geliyor.Yeni iPhone eskisinden .7 mm kadar daha kalın. Temmuz 11'de satışa sunulacak olan telefonun 8 GB'lık modeli 199 dolar, 16 GB'lık modeli ise 299 dolara satılacak.<br />
<br />
3G desteği sayesinde yeni telefon bir web sayfasını yaklaşık 21 saniyede yükleyebilecek. Bu WiFi kullanımıyla karşılaştırıldığında 4 saniye yavaş. AT&T'nin EDGE servisi baz alındığında ise üç kat daha hızlı. WWDC'nin açılış konuşmasında Jobs'un açıklamaları böyle. iPhone 3G 300 saat bekleme süresi, 3G ağı üzerinden beş saat konuşma, EDGE ağı üzerinden 10 saat konuşma süresi sunuyor; web gezintisi içinse 5 ila 6 saatlik bir süre sağlıyor.<br />
<br />
Jobs, kurumsal tarafta iPhone'a olan ilgiye işaret ederek yeni özellikler arasında Microsoft Exchange desteği, push mesajlar, irtibat ve ajandalar yer aldığını da açıkladı<br />
<br />
<br />
pcworld]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mozilla Firefox 3.0, 17 Haziranda]]></title>
			<link>http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1501</link>
			<pubDate>Fri, 13 Jun 2008 23:59:03 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1501</guid>
			<description><![CDATA[Beklenen tarayıcı, dünya rekoru adayı Mozilla Firefox 3.0 önümüzdeki Salı karşımızda.<br />
<br />
Internet Explorer'ın en büyük rakibi durumundaki ünlü tarayıcı Mozilla Firefox'un üçüncüsü yolda. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Salı günü download rekoru kırmak isteyen Mozilla, 3.0'ın resmi çıkış tarihi 17 Haziran olarak belirlendi.<br />
<br />
Şu anki son versiyon Mozilla Firefox 3 RC2'yi buradan indirebilirsiniz.<br />
<br />
Mozilla Firefox 3.0 ve Thunderbird 3.0'ın ne yenilikler getirdiğini de Temmuz 2008 sayımızda bulabilirsiniz<br />
<br />
pcworld]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Beklenen tarayıcı, dünya rekoru adayı Mozilla Firefox 3.0 önümüzdeki Salı karşımızda.<br />
<br />
Internet Explorer'ın en büyük rakibi durumundaki ünlü tarayıcı Mozilla Firefox'un üçüncüsü yolda. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Salı günü download rekoru kırmak isteyen Mozilla, 3.0'ın resmi çıkış tarihi 17 Haziran olarak belirlendi.<br />
<br />
Şu anki son versiyon Mozilla Firefox 3 RC2'yi buradan indirebilirsiniz.<br />
<br />
Mozilla Firefox 3.0 ve Thunderbird 3.0'ın ne yenilikler getirdiğini de Temmuz 2008 sayımızda bulabilirsiniz<br />
<br />
pcworld]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Crea'dan notebook dünyasında yenilik: MiniC G100]]></title>
			<link>http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1500</link>
			<pubDate>Fri, 13 Jun 2008 23:55:56 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1500</guid>
			<description><![CDATA[Crea, küçük fakat yetenekli MiniC serisi ile dizüstü bilgisayar dünyasına farklı bir bakış getiriyor. MiniC; her yaştan kullanıcılara kolay bilgisayar kullanımı, sürekli ve zengin online bağlantı seçenekleri, hafif taşınabilirlik ve şık bir tasarım sunuyor. 300 usd den başlayan fiyatlarla piyasa sunulması planlanıyor.<br />
<br />
Ultra Mobilite ve Enerji Tasarrufu - 6 saat Pil ömrü<br />
<br />
Intel'in ultra mobil cihazlar için geliştirdiği Atom mobil işlemcilere sahip olan MiniC ile enerji tüketimi 4W-8W olacak. Böylelikle enerji tasarrufu sağlanarak 6 saate varan pil ömrü ile kullanıcılara neredeyse tüm gün boyu kullanım imkânı tanınıyor.<br />
<br />
Bununla birlikte, MiniC'te kullanıcılara iki çeşit depolama sunuluyor: Veri kapasitesi arayanlara 80 GB notebook diski seçeneği veya uzun pil ömrü, dayanıklık ve hız isteyenler için 16 GB'a kadar Flash veya Solid State Disk (SSD) seçeneği de mevcut.<br />
<br />
MINIC'te Crea şıklığı ve hafifliği - 10" & 1kg<br />
<br />
Bilgisayar dünyasında yenilikçi tasarımlarıyla tanınan Crea, MiniC 'te de şık bir tasarım ile kullanıcıların karşısına çıkıyor. MiniC, 10,2 inç (25,4 cm) büyüklüğünde de bir LCD ekrana sahip. Bu sayede ürün bir el çantasına sığabilecek ölçülerde [259 x 180 x 28,5 (mm)] ve hafiflikte (1 kg). Ürün üzerinde klavye ve güç düğmesi dışında bir düğme yer almazken tüm bağlantı noktaları ürünün sağ ve sol yanında bulunuyor. İki farklı renk seçeneği ile piyasaya sürülecek olan MiniC &#8216;in Ağustos ayında satışa sunulması planlanıyor.<br />
<br />
Zengin bağlantı seçenekleri - 3G & WiFi<br />
<br />
MiniC'i rakiplerinden ayıran en önemli özelliği ise kullanıcılara zengin bağlantı seçenekleri sunarak sürekli olarak online kalmalarına imkan tanımak. Wi-fi ve Bluetooth özelliklerinin yanı sıra, MiniC'in kullanıcılara sağladığı en büyük avantajı, sürekli olarak her yerden internet'e bağlı kalmayı sağlayacak ürünün içine gömülü süper-3G modülü ve SIM kart yuvası.<br />
<br />
MiniC ile her türlü bilgiye sürekli ulaşın<br />
<br />
MiniC'in üstünde gömülü olarak gelen 1,3 MP CCD özelliğine sahip video kamera ile sevdiklerinizle dilediğiniz şekilde görüntülü sohbet yapma olanağına da sahipsiniz. Müşterilerinin multimedya ihtiyaçlarını da dinleyen Crea, MiniC'ta 4'lü kart okuyucu ve 3 USB 2,0 portu sunuyor. Böylece, kullanıcılar kablolar ile uğraşmadan fotoğraf ve müzik gibi hobilerini MiniC'a aktararak kolayca ulaşabiliyor. Öte yandan, MiniC, Microsoft'un Windows XP Basic olarak adlandırdığı özel işletim sistemine sahip olarak her türlü yazılımı kullanma imkânına sahip. Kullanıcılar ayrıca MiniC'te özel Linux işletim sistemini de kullanabilecek. <br />
<br />
<br />
pcnet.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Crea, küçük fakat yetenekli MiniC serisi ile dizüstü bilgisayar dünyasına farklı bir bakış getiriyor. MiniC; her yaştan kullanıcılara kolay bilgisayar kullanımı, sürekli ve zengin online bağlantı seçenekleri, hafif taşınabilirlik ve şık bir tasarım sunuyor. 300 usd den başlayan fiyatlarla piyasa sunulması planlanıyor.<br />
<br />
Ultra Mobilite ve Enerji Tasarrufu - 6 saat Pil ömrü<br />
<br />
Intel'in ultra mobil cihazlar için geliştirdiği Atom mobil işlemcilere sahip olan MiniC ile enerji tüketimi 4W-8W olacak. Böylelikle enerji tasarrufu sağlanarak 6 saate varan pil ömrü ile kullanıcılara neredeyse tüm gün boyu kullanım imkânı tanınıyor.<br />
<br />
Bununla birlikte, MiniC'te kullanıcılara iki çeşit depolama sunuluyor: Veri kapasitesi arayanlara 80 GB notebook diski seçeneği veya uzun pil ömrü, dayanıklık ve hız isteyenler için 16 GB'a kadar Flash veya Solid State Disk (SSD) seçeneği de mevcut.<br />
<br />
MINIC'te Crea şıklığı ve hafifliği - 10" & 1kg<br />
<br />
Bilgisayar dünyasında yenilikçi tasarımlarıyla tanınan Crea, MiniC 'te de şık bir tasarım ile kullanıcıların karşısına çıkıyor. MiniC, 10,2 inç (25,4 cm) büyüklüğünde de bir LCD ekrana sahip. Bu sayede ürün bir el çantasına sığabilecek ölçülerde [259 x 180 x 28,5 (mm)] ve hafiflikte (1 kg). Ürün üzerinde klavye ve güç düğmesi dışında bir düğme yer almazken tüm bağlantı noktaları ürünün sağ ve sol yanında bulunuyor. İki farklı renk seçeneği ile piyasaya sürülecek olan MiniC &#8216;in Ağustos ayında satışa sunulması planlanıyor.<br />
<br />
Zengin bağlantı seçenekleri - 3G & WiFi<br />
<br />
MiniC'i rakiplerinden ayıran en önemli özelliği ise kullanıcılara zengin bağlantı seçenekleri sunarak sürekli olarak online kalmalarına imkan tanımak. Wi-fi ve Bluetooth özelliklerinin yanı sıra, MiniC'in kullanıcılara sağladığı en büyük avantajı, sürekli olarak her yerden internet'e bağlı kalmayı sağlayacak ürünün içine gömülü süper-3G modülü ve SIM kart yuvası.<br />
<br />
MiniC ile her türlü bilgiye sürekli ulaşın<br />
<br />
MiniC'in üstünde gömülü olarak gelen 1,3 MP CCD özelliğine sahip video kamera ile sevdiklerinizle dilediğiniz şekilde görüntülü sohbet yapma olanağına da sahipsiniz. Müşterilerinin multimedya ihtiyaçlarını da dinleyen Crea, MiniC'ta 4'lü kart okuyucu ve 3 USB 2,0 portu sunuyor. Böylece, kullanıcılar kablolar ile uğraşmadan fotoğraf ve müzik gibi hobilerini MiniC'a aktararak kolayca ulaşabiliyor. Öte yandan, MiniC, Microsoft'un Windows XP Basic olarak adlandırdığı özel işletim sistemine sahip olarak her türlü yazılımı kullanma imkânına sahip. Kullanıcılar ayrıca MiniC'te özel Linux işletim sistemini de kullanabilecek. <br />
<br />
<br />
pcnet.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türk Tarihi Almanağı(1923-1998)]]></title>
			<link>http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1498</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2008 22:30:42 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1498</guid>
			<description><![CDATA[1923                                                                 <br />
<br />
     <br />
<br />
27 Ekim 1923 : 25 Ekim 1923 günü Çankaya Köşkü&#8217;nde varılan karar gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin son Bakanlar Kurulu Başkanı Ali Fethi (Okyar) Bey , bütün arkadaşları ile birlikte Meclise istifalarını verdiler.Bakanlar kurulunu o tarihe kadar Meclis seçiyordu. Siyasi buhrandan orduyu dışarı da tutmak için,o zaman hükümete dahil bulunan Genel Kurmay Başkanının istifa etmemesi uygun görülmüştü.Kabinenin topluca görevden çekilmesi,Gazi Mustafa Kemal Paşanın muhaliflerinin bir liste üzerinde birleşememeleri, Cumhuriyetin gelmekte olduğuna bir işaret sayılabilirdi..<br />
<br />
29 Ekim 1923 : TBMM&#8217;nin şimdi müze olan o zamanki küçük tarihi binasında saat:20.30 sıralarında Çorum Milletvekili İsmet (Eker) Beyin Başkanlığında 159 Milletvekili ile birlikte ittifakla şu karar alınmıştır; "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir."                                    <br />
<br />
Türkiye Cumhuriyeti Başkanlığı için yapılan oylamaya 158 kişi katılmış ve Cumhurbaşkanlığına oy birligi ile Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal Paşa seçilmiştir.    (Gazi Paşa oylamaya katılmamıştır).<br />
<br />
Cumhuriyetin ilanı o akşam bütün imkansızlıklar içinde yurda duyurulmuş ve gece yarısından sonra 101 pare top atılarak şenlik yapılmıştır.<br />
<br />
30 Ekim 1923 : İsmet (İnönü) Paşa Başbakan ünvanı ile kabineyi kurmak ile görevlendirildi.Kabine TBMM tarafından oy birliği ile onaylandı.<br />
<br />
Başbakan : İsmet Paşa (Malatya)<br />
<br />
Şer&#8217;iye Vekili : Mustafa Fevzi Efendi (Saruhan) (Sonradan bu bakanlık kaldırıldı,yerine Diyanet İşleri başkanlığı kuruldu)<br />
<br />
Umumiye Vekili : Müşir (Mareşal ) Fevzi Paşa (Çakmak ) (İstanbul) (O tarihlerde Genel Kurmay Başkanlığı kabineye dahildi )<br />
<br />
İktisat Vekili : Hasan (Saka )Bey (Trabzon)<br />
<br />
Dahiliye Vekili : Recep (Peker ) Bey (Kütahya)<br />
<br />
Müdafa-i Milliye Vekili : Kazım (Özalp) Paşa (Balıkesir)<br />
<br />
Adliye Vekili : Seyit Bey (İzmir)<br />
<br />
Maarif Vekili : Safa Bey (Adana)<br />
<br />
Nafıa Vekili : Muhtar Bey (Trabzon)<br />
<br />
Sıhhiye Vekili : Dr. Refik (Saydam) Bey (İstanbul)<br />
<br />
İmar ve İskan Vekili : Mustafa Necati Bey (İzmir)<br />
<br />
Maliye Vekili : Hasan Bey (Gümüşhane)<br />
<br />
31 Ekim 1923 : 3 Eylül 1914'de ilan edilen Seferberlik kaldırıldı .<br />
<br />
1 Kasım 1923 : Fethi (Okyar) Bey (1880-1943) TBMM Başkanlığına seçildi.<br />
<br />
10 Kasım 1923 : İstanbul Barosu Başkanı Lütfü Fikri Bey&#8217;in &#8220;Şimdide Hilafet Meselesi&#8221; başlıklı yazısı Tanin ve bazı gazetelerde yayınlandı.Yazar, İstiklal Mahkemesinde idam istemiyle yargılandı ve 5 yıla mahkum oldu.Bu ceza, daha sonra TBMM tarafından affedildi.<br />
<br />
19 Kasım 1923 : Gazi Mustafa Kemal Paşa, Halk Fırkası Genel Başkan Vekilliği&#8217;ni İsmet Paşa&#8217;ya devretti.<br />
<br />
24 Kasım 1923 : Hindistan&#8217;daki İsmaili Mezhebi cemaat lideri Muhammed Ağa Han (1887-1957)  ile Emir Ali, Hilafet ve Halifenin siyasi durumunun korunmasıyla ilgili olarak İsmet Paşa&#8217;ya mektup gönderdiler.<br />
<br />
5 Aralık 1923 : Ağa Han&#8217;ın, İsmet Paşa&#8217;ya gönderdiği mektup, Paşa&#8217;nın eline geçmeden İstanbul gazetelerinin bazılarında yayınlandı.<br />
<br />
8 Aralık 1923 : İstanbul&#8217;da, Ağa Han&#8217;ın mektubu dolayısıyla gazetecileri yargılayacak olan İstiklal Mahkemesinin üyeleri belli oldu.<br />
<br />
9 Aralık 1923 : İstanbul&#8217;da gazeteciler tutuklandı.<br />
<br />
15 Aralık 1923 : İstanbul İstiklal Mahkemesinde gazetecilerin yargılanmasına başlandı.<br />
<br />
26 Aralık 1923 : Cumhuriyetin ilanı dolayısıyla genel af kabul edildi.<br />
<br />
 <br />
<br />
1924                                                                 <br />
<br />
 <br />
<br />
2 Ocak 1924 : Cuma günü hafta tatili olarak kabul edildi.<br />
<br />
22 Ocak 1924 : Gazi Mustafa Kemal Paşa, Halife&#8217;nin tutumunu İsmet Paşa&#8217;ya şikayet etti.<br />
<br />
14 Şubat 1924 : G. M. Kemal Paşa ile İsmet Paşa&#8217;nın, Hilafetin Kaldırılmasıyla ilgili konuşmaları<br />
<br />
- İstanbul&#8217;dan kalkan deneme uçağı 3 saatte Ankara&#8217;ya vardı.<br />
<br />
15 Şubat 1924 : Harp Oyunları sebebiyle İzmir&#8217;de bulunan G. M. Kemal Paşa başkanlığında, Başbakan İsmet Paşa, Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Paşa, Ordu ve Kolordu komutanları toplandı, toplantı sonucunda dört önemli karar alındı;<br />
1-Halifeliğin kaldırılması<br />
2-Şer'iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması<br />
3-Eğitim ve öğretimin birleştirilmesi<br />
4-Genel Kurmay Başkanlığının Bakanlar Kurulunun dışına çıkartılması <br />
<br />
22 Şubat 1924 : Mustafa Kemal Paşa İzmir&#8217;de konuştu; &#8220;Bizim Cumhuriyetimiz yalnız halkın isteğine ve ordunun delaletine hürmet eder.&#8221;<br />
<br />
23 Şubat 1924 : Milletvekili maaşlarının 300 liraya çıkarılması hakkındaki kanun kabul edildi.<br />
<br />
27 Şubat 1924 : TBMM tarafından Halifeliğe seçilen Abdülmecit Efendi (1868-1944) &#8217;nin Cuma Selamlığına cüppe ve Fatih&#8217;in kavuğu ile çıkma isteği, garip bulunarak kabul edilmedi.<br />
<br />
2 Mart 1924 : Halk Fırkası Grup toplantısında; Şer&#8217;iye (Diyanet) ve Evkaf (Vakıflar) Vekaletleri&#8217;nin kaldırılmasına ve öğretimin birleştirilmesine karar verildi.<br />
<br />
3 Mart 1924 : Hilafetin kaldırılması. Urfa Milletvekili &#8216;Şeyh&#8217; unvanlı Saffet Efendi ile 50 arkadaşının &#8216;Hilafetin kaldırılmasına ve Osmanlı Hanedanı mensuplarının Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarılmasına&#8217; dair verdikleri önerge görüşülüp kabul edildi. Bu karar aynı gün İstanbul Valisi Haydar Bey ve Polis Müdürü Sadettin Bey tarafından Halife&#8217;ye bildirildi.Akşam saatlerinde de Emniyet Genel Müdürü Muhittin (Üstündağ) Bey tarafından uygulandı.<br />
<br />
- Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi. Bu kanunla bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlanıyor, ayrıca İstanbul Darülfünun&#8217;a bağlı bir İlahiyat Fakültesi açılması kararlaştırılıyordu.<br />
<br />
- Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu.<br />
<br />
4 Mart 1924 : İstanbul Müftülüğü yayınladığı bir bildiriyle; Cuma namazlarında okunan hutbede, Halifenin adı yerine Millet ve Cumhuriyetten söz edilmesini ve Milletle, Cumhuriyetin saadet ve tealisi için dua edilmesi gereğini ilgililere bildirdi.<br />
<br />
5 Mart 1924 : İsmet (İnönü) Paşa tarafından yeni kabine kuruldu.<br />
<br />
8 Mart 1924 : Mehakim&#8217;i Şer&#8217;iye&#8217;nin ilgasina ve Mehakimin Teşkilatina ait &#8216;Ahkami Mukaddil Kanun&#8217; kabul edildi.Bu suretle dini mahkemeler kaldırıldı ve bir kısım mahkemelerin birleştirilmesi sağlandı.<br />
<br />
11 Mart 1924 : Diyarbakır-Ergani demiryolu inşasına ait kanun kabul edildi.<br />
<br />
23 Mart 1924 : TBMM, Cumhurbaşkanı&#8217;nın Meclisi feshetme hakkını kabul etmedi.<br />
<br />
- Samsun-Sivas-Ankara demiryolu inşasına ait kanun kabul edildi.<br />
<br />
3 Nisan 1924 : Hakimlerin kıyafetlerine dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
13 Nisan 1924 : 1.Dünya Savaşı liderlerinden;Talat, Cemal ve Bahattin Şakir Paşaların ailelerine maaş bağlanması hakkındaki kanun kabul edildi. <br />
<br />
- Türk-Alman Dostluk Antlaşması imzalandı.<br />
<br />
16 Nisan 1924 : Savaş sırasında düşmana yardım etmiş olanlar için &#8216;Genel Af&#8217; kanunu kabul edildi.<br />
<br />
20 Nisan 1924 : Teşkilat-i Esasiye Kanunu (Anayasa) kabul edildi. 20 Ocak 1921 gün ve 84 sayı ile kabul edilen Anayasaya, 29 Ekim 1923 gün ve 364 sayı ile ilave edilen &#8216;Ek Madde&#8217; ile yönetim şekli Cumhuriyete dönüştürülmüştü. <br />
<br />
30 Nisan 1924 : Diyanet İşleri Başkanlığına; Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara Hükümeti&#8217;ni destekleyen, İstanbul Hükümeti&#8217;nin Kurtuluş Hareketini kötüleyen fetvalarına karşılık veren, büyük din adamı vatanperver Mehmet Rıfat (Börekçi) Bey (1861-1941) atandı. 1. Dönemde 6 ay kadar Menteşe Milletvekilliği de yapan Mehmet Rıfat Bey ölümüne kadar bu görevde kaldı.<br />
<br />
7 Mayıs 1924 : İstanbul&#8217;da Cumhuriyet gazetesi yayınlanmaya başladı.<br />
<br />
26 Ağustos 1924 : İş bankası kuruldu. Genel Müdürlüğüne eski İktisat Vekili Celal (Bayar) Bey atandı.<br />
<br />
1 Eylül 1924 : Musiki Muallim Mektebi kuruldu.<br />
<br />
11 Eylül 1924 : Bursa Ticaret Borsası kuruldu.<br />
<br />
22 Eylül 1924 : Mustafa Kemal Paşa eşi Latife Hanım ile beraber Samsun&#8217;u ziyaret etti. İstiklal Ticaret Okulunda öğretmenlere yaptığı konuşmada; &#8220;Dünyada her şey için, uygarlık için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.&#8221; dedi.<br />
<br />
25 Ekim 1924 : Türk düşünürü ve yazar Ziya Gökalp (doğumu:1875) öldü.<br />
<br />
26 Ekim 1924 : Ordu komutanlarının politika ile uğraşmalarından doğan siyasi buhranın yoğunlaşması.Belli başlı ordu komutanlarının Meclise katılmaları.Bu arada Kazım Karabekir Paşa, Ordu Müfettişliğinden istifa etti, yerine Ali Sait Paşa atandı.<br />
<br />
30 Ekim 1924 : Mustafa Kemal Paşa, Ordu Komutanlarından TBMM'deki yerlerinden istifa etmelerini istedi. Ali Fuat Paşa, Ordu Müfettişliğinden çekildi. Cafer Tayyar Paşa Milletvekilliğini tercih etti.Cevat Paşa, her iki görevden de çekildi. <br />
<br />
1 Kasım 1924 : Mustafa Kemal Paşa, TBMM&#8217;nin 2.dönem 2.toplantı yılını, Meclisin yeni binasında açtı. Fethi (Okyar) Bey yeniden Meclis Başkanlığına seçildi.İsmet Paşa kabineyi kurmakla görevlendirildi.<br />
<br />
9 Kasım 1924 : İsmet Paşa Kabinesi 19&#8217;a karşı 147 oyla güven aldı.<br />
<br />
- 10 Milletvekili Halk Fırkasından ayrılarak &#8216;Terakkiperver Cumhuriyet Fırka&#8217;yı kurdular.<br />
<br />
10 Kasım 1924 : Halk Fırkasının adı Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirildi.<br />
<br />
20 Kasım 1924 : İsmet Paşa Başbakanlıktan çekildi. Fethi (Okyar) Bey Kabineyi kurmakla görevlendirildi.<br />
<br />
26 Kasım 1924 : Kazım (Özalp) Paşa, TBMM Başkanlığına seçildi.<br />
<br />
27 Kasım 1924 : Fethi Bey Kabinesi oybirliği ile güven oyu aldı.<br />
İçişleri Vekili :Recep (Peker) Bey<br />
Dışişleri Vekili : Şükrü (Kaya) Bey<br />
<br />
8 Aralık 1924 : Terakkiperver Cumhuriyet Fırka Başkanlığına Kazım Karabekir Paşa, Genel Sekreterliğine de Ali Fuat Paşa seçildi.<br />
<br />
20 Aralık 1924 : Kırkkilise adı Kırklareli olarak değiştirildi.<br />
<br />
29 Aralık 1924 : Bahriye Vekilliği (Deniz Kuvvetleri Bakanlığı) kurulması kararlaştırıldı. Üsküdarlı İhsan Bey ilk Vekilliğe atandı.<br />
<br />
 <br />
<br />
1925                                                                 <br />
<br />
 <br />
<br />
7 Ocak 1925 : Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Sekreterliğine Recep (Peker) Bey Tayin edildi.<br />
<br />
13 Ocak 1925 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Halit Paşa, Meclis&#8217;te Afyon Milletvekili Ali (Çetinkaya) Bey tarafından kaza sonucu tabanca ile vurularak öldürüldü.<br />
<br />
30 Ocak 1925 : Patrik Konstantin (6.) sınırdışı edildi.<br />
<br />
11 Şubat 1925 : Şeyh Sait isyanı. Eski adi &#8216;Genç&#8217; olan Bingöl ilinin Ergani ilçesine bağlı Eğil bucağının Pınar köyünde başlayan ayaklanma, ilk olarak Elazığ ve oradan da Diyarbakır&#8217;a sıçradı.<br />
<br />
16 Şubat 1925 : Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) kuruldu.<br />
<br />
17 Şubat 1925 : Aşar vergisi kaldırıldı. (Köylüyü büyük sıkıntıya sokan bu vergi ürünlerden onda bir oranında alınıyordu.)<br />
<br />
24 Şubat 1925 : Şeyh Sait isyanı büyüyor. Elazığ, asiler tarafından işgal edildi.<br />
<br />
25 Şubat 1925 : &#8216;Dinin politik amaçlarla suiistimal edilemeyeceği&#8217; hakkında kanun kabul edildi.<br />
<br />
28 Şubat 1925 : Doğudaki isyan dolayısıyla Meclis&#8217;te gizli celse yapıldı.<br />
<br />
2 Mart 1925 : Fethi Bey kabinesine 60&#8217;a karşi 93 oyla güvensizlik verildi, kabine çekildi.<br />
<br />
- İsmet Paşa 2. kabinesini kurdu.<br />
İçişler Vekili        : Cemil Bey<br />
Dışişleri Vekili     : Tevfik Rüştü (Aras) Bey <br />
Milli Savunma V. : Recep (Peker) Bey<br />
<br />
3 Mart 1925 : Asiler Ergani&#8217;yi işgal etti.<br />
<br />
4 Mart 1925 : Takrir-i Sükun Kanunu (578 sy.) ile hükümete 2 yıl için olağanüstü yetki verildi. Bu kanunla Meclis biri isyan bölgesinde biride Ankara&#8217;da olmak üzere iki tane İstiklal Mahkemesi kurdu. Ankara&#8217;daki mahkemenin verdiği ölüm cezaları için Meclis onayı gerekirken, Doğuda kurulan Mahkemenin kararları hemen uygulanacaktı.<br />
<br />
- İsmet Paşa kabinesi 23 oya karşı 154 oyla güven aldı.<br />
<br />
6 Mart 1925 : İstanbul&#8217;da 6 gazete ve dergi Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı.<br />
<br />
8 Mart 1925 : Diyarbakır ve dolaylarında asilerle Türk Silahlı Kuvvetleri arasında şiddetli çarpışmalar başladı.<br />
<br />
12 Nisan 1925 : Doğu isyanının elebaşlarından Şeyh Said yakalandı.<br />
<br />
13 Nisan 1925 : Ankara İstiklal Mahkemesinin emriyle Terakkiperver Fırkası üyelerinin evleri arandı.<br />
<br />
16 Nisan 1925 : Tanin gazetesi kapatıldı.<br />
<br />
17 Nisan 1925 : Gazeteci Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey tutuklandı.<br />
<br />
20 Nisan 1925 : Sıkıyönetim 7 ay daha uzatıldı.<br />
<br />
- İstiklal Mahkemelerinin çalışmaları 6 ay daha uzatıldı.<br />
<br />
1 Mayıs 1925 : Adana&#8217;da şiddetli bir deprem oldu.<br />
<br />
5 Mayıs 1925 : Ankara&#8217;da, Mustafa Kemal Paşa tarafından &#8216;Gazi Çiftliği&#8217; adı verilen, çiftliğin kurulmasına başlandı.<br />
<br />
7 Mayıs 1925 : Gazeteci Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey&#8217;e Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından ömür boyu Çorum İlinde sürgün cezası verildi.<br />
<br />
3 Haziran 1925 : Ankara İstiklal Mahkemesinin teklifi ile, Takrir-i Sükun Kanunu&#8217;na dayanılarak Terakkiperver Fırka&#8217;nın kapatılmasına Bakanlar Kurulu karar verdi.<br />
<br />
21 Haziran 1925 : Türkiye-Yunanistan Antlaşması Ankara&#8217;da imzalandı.<br />
<br />
29 Haziran 1925 : Diyarbakır İstiklal Mahkemesi, Şeyh Said ile 46 yandaşını ölüme mahkum etti.Güney bölgesinde tekkeler kapatıldı.Ölüm kararları ertesi günü yerine getirildi.<br />
<br />
5 Ağustos 1925 : Gazi Mustafa Kemal Paşa, Latife (Uşaklıgil) Hanımdan ayrıldı. (29 Ocak 1923&#8217;te evlenmişlerdi.)<br />
<br />
11 Ağustos 1925 : Ahmet Emin (Yalman) Bey tutuklandı ve Vatan gazetesi kapatıldı.<br />
<br />
25 Ağustos 1925 : Gazi Mustafa Kemal Paşa,Kastamonu Belediye salonunda halka seslendi;    &#8220;... Biz her yönden medeni insan olmalıyız. Çok acılar gördük.Bunun sebebi, dünyanın durumunu anlamayışımızdır. Fikrimiz, zihniyetimiz tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Şunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceğiz. Bütün Türk ve İslam alemine bakın; zihniyetlerini, fikirlerini medeniyetin emrettiği değişme ve yükselmeye uyduramadıklarından ne büyük felaket ve ıstırap içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve en nihayet son felaket çamuruna batışımız bundandır... Behemehal ileri gideceğiz, buna mecburuz. Millet açık olarak bilmelidir, medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona uzak kalanları yakar, mahveder. İçinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde, layık olduğumuz mevkii bulacak ve koruyacak ve onu yücelteceğiz. Refah, saadet ve insanlık bundadır...&#8221;<br />
<br />
27 Ağustos 1925 : Gazi Paşa, İnebolu Türk Ocağı&#8217;nda, fes ve çarşaf ile ilgili konuşma yaptı; &#8220;Efendiler! Türkiye Cumhuriyetini tesis eden Türk halkı, medenidir.Fakat ben, sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi söylüyorum. Medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, fikriyle, zihniyetiyle medeni olduğunu ispat ve izhar etmek mecburiyetindedir... Bizim kıyafetimiz medenimidir? (Hayır sesleri). Bizim kıyafetimiz medeni ve beynelmilel midir? (Hayır sesleri).&#8221;<br />
<br />
28 Ağustos 1925 : Gazi Paşa, Taşköprü&#8217;yü ziyaret etti. Halkla kıyafet konusunda konuştu. Ertesi günü gençler ve memurlar terzilerin bezden diktikler şapkalarla dolaşıyorlar ve fesli kimseleri Kasabaya sokmuyorlardı.<br />
<br />
30 Ağustos 1925 : Gazi Paşa, Kastamonu gezisinin son gününde halka tekrar seslendi; &#8220;Efendiler ve ey Millet! İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, şeyhlerin, dervişlerin müritleri ve mensuplarının memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.&#8221;<br />
<br />
1 Eylül 1925 : 1.Tıp Kongresi, Ankara&#8217;da yapıldı.<br />
<br />
2 Eylül 1925 : Tekke ve türbelerin kapatılmasına, dini kıyafetlere ve memurların şapka giymesine dair Bakanlar Kurulu kararı yayınlandı.<br />
<br />
4 Eylül 1925 : İstanbul&#8217;da, Taksim&#8217;de yapılan bir baloya ilk defa Müslüman kadınlar katıldı.<br />
<br />
13 Eylül 1925 : Gazi M. Kemal Paşa, İstiklal Mahkemeleri tarafından vatana ihanet suçu ile mahkum edilen gazetecileri affetti<br />
<br />
23 Eylül 1925 : Gazi M. Kemal Paşa,Samsun&#8217;da İstiklal Ticaret Okulu&#8217;nda verilen çayda öğretmenlere seslendi; &#8221;Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir... <br />
En mühim, en esaslı nokta, terbiye meselesidir.Terbiyedir ki bir milleti ya hür, ya müstakil, şanlı, ali bir heyeti içtimaiye halinde yaşatır, ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder...&#8221;<br />
<br />
5 Ekim 1925 : İstanbul Darphanesinde ilk Cumhuriyet altını basıldı.<br />
<br />
14 Ekim 1925 : Türkiye&#8217;de ilk betonarme köprü, Menderes Nehri üzerinde yapıldı.<br />
<br />
15 Ekim 1925 : İstanbul Erkek Lisesi 10. sınıf öğrencilerinin, arapça öğretmeni Tahir Bey&#8217;in sandalyesine iğne yerleştirmeleri ve suçluyu söylememeleri üzerine olay büyüdü. Basın günlerce bu konuyu işledi. Disiplin Kurulu sınıfın tüm mevcudu olan 46 öğrenciye, okuldan uzaklaştırma cezası verdi. Karar, Bakanlıkça da onaylandı. Öğrencilerin cezası ertesi sene affedilerek tekrar okullarına dönmelerine izin verildi.<br />
<br />
21 Ekim 1925 : 1926 yılı bütçesinde gelir 218 milyon TL olarak hesaplandı.<br />
<br />
2 Kasım 1925 : Kastamonu Halkı, Gazi Paşa Hazretlerinin ömrü boyunca Cumhurbaşkanı kalmaları için TBMM&#8217;ye teklifte bulundular.<br />
<br />
16 Kasım 1925 : Samsun-Sivas ve Ankara-Kayseri-Sivas demiryollarının inşasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
21 Kasım 1925 : TBMM tarafından sıkıyönetim 1 yıl uzatıldı.<br />
<br />
25 Kasım 1925 : Şapka kanunu kabul edildi (bir tane red oyu kullanıldı).<br />
<br />
- Erzurum&#8217;da bazı gericilerin gösteri yapmaya kalkışmaları üzerine şehirde 1 ay süre ile sıkıyönetim ilan edildi. 80 kişi tutuklandı. Tutuklananlardan bazıları ölüm cezasına çarptırıldı.<br />
<br />
27 Kasım 1925 : Maraş&#8217;ta gericilerin gösterisi. 40 kişi tutuklandı.<br />
<br />
28 Kasım 1925 : Rize&#8217;de gericilerin gösterisi. 82 kişi tutuklandı, 8 kişi ölüm cezasına çarptırıldı.<br />
<br />
29 Kasım 1925 : Sivas&#8217;ta gericilerin gösterisi anında bastırıldı.<br />
<br />
30 Kasım 1925 : Tekke ve zaviyelerle, türbelerin kapatılmasına ve türbedarlıklarla birtakım unvanların yasaklanmasına ve kaldırılmasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
9 Aralık 1925 : Memur üniformalarının yerli malı olmasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
17 Aralık 1925 : Türkiye-SSCB arasında Tarafsızlık Antlaşması Paris&#8217;te imzalandı. (7.11.1945&#8217;te Sovyetler tarafından bozuldu.)<br />
<br />
21 Aralık 1925 : Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey&#8217;in yerine Necati Bey atandı.<br />
<br />
26 Aralık 1925 : Günün 24 saate taksimine dair kanun kabul edildi. <br />
<br />
 <br />
<br />
1926                                                                 <br />
<br />
 <br />
<br />
1 Ocak 1926 : Takvim ve saatte yapılan değişiklik yürürlüğe girdi.<br />
<br />
10 Ocak 1926 : Ankara İstiklal Mahkemesi, Albay Osman ve yardımcılarını karışıklık çıkarmak suçundan ölüme mahkum etti.<br />
<br />
14 Ocak 1926 : Bayındırlık Vekili Süleyman Sırrı Bey öldü, yerine Behiç Bey atandı.<br />
<br />
18 Ocak 1926 : İstanbul Belediye Başkanı Op. Emin Bey öldü, yerine Muhittin (Üstündağ) Bey atandı.<br />
<br />
30 Ocak 1926 : İstanbul Milletvekili Dr. Adnan (Adıvar) milletvekilliğinden istifa etti.<br />
<br />
11 Şubat 1926 : İstanbul&#8217;da Milliyet gazetesi yayınlanmaya başladı.<br />
<br />
13 Şubat 1926 : Konya&#8217;da Mevlana Celaledden-i Rumi Türbesinin Müze haline getirilmesine karar verildi.<br />
<br />
17 Şubat 1926 : Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Bu kanunla evlenme işleminin, evlendirme memuru tarafından yapılacağı hükme bağlandı.<br />
<br />
28 Şubat 1926 : İstiklal Mahkemelerinin çalışmaları 7 Eylül 1926 tarihine kadar uzatıldı.<br />
<br />
1 Mart 1926 : Türk Ceza Kanunu kabul edildi.<br />
<br />
13 Mart 1926 : M. Kemal Paşa&#8217;nın anıları Hakimiyet ve Milliyet gazetelerinde yayınlanmaya başladı.<br />
<br />
14 Mart 1926 : İstanbul Milletvekilliğinden istifa eden Dr. Adnan (Adıvar)&#8217;ın yerine 9.Kolordu eski Komutanlarından İhsan Paşa seçildi.<br />
<br />
18 Mart 1926 : Antalya&#8217;da deprem.<br />
<br />
22 Mart 1926 : Türk Dili Akademisine dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
- Müskirat inhisarının (İçki tekeli) devlete geçmesine dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
1 Nisan 1926 : 30 Ağustos&#8217;un Zafer Bayramı olarak kabulü hakkındaki kanun kabul edildi.<br />
<br />
10 Nisan 1926 : İktisadi kurumlarda yazışmanın Türkçe yapılmasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
11 Nisan 1926 : Kabine, İtalya Başbakanı Mussolini&#8217;nin Doğu Akdeniz ile ilgili demeci üzerine, kısmi seferberlik kararı aldı.<br />
<br />
17 Nisan 1926 : Ankara&#8217;da, Musul konusu ile ilgili görüşmelere başlanıldı.<br />
<br />
19 Nisan 1926 :Türkiye sahillerinde nakliyat-ı bahriye (Kabotaj) ve limanlarla, karasuları dahilinde icra-yı sanat ve ticaret hakkındaki kanun kabul edildi. (1 Temmuz 1926&#8217;dan itibaren Kabotaj Bayramı olarak kutlanacaktır.)<br />
<br />
26 Nisan 1926 : İranlılarla evlenmeyi yasaklayan kanunun kaldırılması hakkındaki kanun kabul edildi.<br />
<br />
30 Nisan 1926 : Samsun-Kavak demiryolu hizmete açıldı.<br />
<br />
16 Mayıs 1926 : Son Osmanlı Padişahı, 6. Mehmet Vahdettin, İtalya&#8217;nın San Remo şehrinde öldü. (doğumu:1861). Osmanlının 36. ve son padişahıdır, Abdülmecit&#8217;in en küçük oğludur.<br />
<br />
17 Mayıs 1926 : İstanbul&#8217;da, Turkische Post gazetesi yayınlanmaya başladı.<br />
<br />
- Ticaret Vekili Ali Cenani Bey&#8217;in yerine Rahmi Bey atandı.<br />
<br />
18 Mayıs 1926 : İstiklal Mahkemeleri&#8217;nin görev süresi 7 Mart 1927 tarihine kadar uzatıldı.<br />
<br />
21 Mayıs 1926 : Musul Antlaşması kabul edildi.<br />
<br />
26 Mayıs 1926 : İstiklal Savaşı&#8217;na katılmayan memurların işten çıkarılmasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
28 Mayıs 1926 : İzmir Ödemiş&#8217;te İlk Kurşun Anıtı törenle açıldı.<br />
<br />
31 Mayıs 1926 : Türkiye-SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) Antlaşması imzalandı.<br />
<br />
5 Haziran 1926 : Ankara&#8217;da, Türkiye-İngiltere-Irak arasında Musul Antlaşması imzalandı.<br />
<br />
15 Haziran 1926 : İzmir seyahati sırasında Gazi M. Kemal Paşa&#8217;ya suikast hazırlığında olan eski Lazistan Milletvekili Ziya Hurşit ve adamları, kendilerini suikasttan sonra Yunanistan&#8217;ın Sakız adasına kaçıracak olan motorcu Şevki&#8217;nin İzmir Valisi Kazım Dirik&#8217;e ihbarıyla yakalandılar.<br />
<br />
18 Haziran 1926 : Ankara İstiklal Mahkemesi, İzmir&#8217;de görevlendirildi.<br />
<br />
20 Haziran 1926 : Suikast girişimiyle ilgili olarak, Ankara&#8217;da İstiklal Mahkemesi&#8217;nin talimatıyla geniş ölçüde tutuklamalar yapıldı. Tutuklananlar arasında Milletvekillerinin ve Ordu Komutanı Paşaların da bulunması heyecanı artırdı. Şark Fatihi Kazım Karabekir Paşa da tutuklananlar arasında idi. Başbakan İsmet Paşa, Emniyet Müdürüne emir vererek Kazım Karabekir Paşa&#8217;yı serbest bıraktırdı. TBMM&#8217;nin kararı olmadan Milletvekillerinin tutuklanmaması lazımdı. İstiklal Mahkemesi ise; &#8220;TBMM adına yargı yetkisini kullandığını...&#8221; ileri sürerek, işine karışan İsmet Paşa&#8217;nın da tutuklanmasına karar verdi.<br />
<br />
26 Haziran 1926 : Antalya&#8217;da deprem.<br />
<br />
1 Temmuz 1926 : Türkiye, Uluslararası Cenevre Antlaşması&#8217;na katıldı.<br />
<br />
- Kabotaj Bayramı kutlandı.<br />
<br />
4 Temmuz 1926 : Kazım Karabekir Paşa ve Ali Fuat Paşa, İzmir&#8217;de İstiklal Mahkemesi&#8217;nde sorguya çekildiler.<br />
<br />
5 Temmuz 1926 : İstiklal Mahkemesi ile araları açılan Başbakan İsmet Paşa, tutuklama kararı üzerine, Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın tavsiyeleriyle İzmir&#8217;e geldi.İstiklal Mahkemesi heyetiyle ayrı ayrı görüştü. Yapılmakta olan işlemlerin usule uygun olduğu taraflarca kabul edildi.<br />
<br />
13 Temmuz 1926 : İzmir suikastı karara bağlandı: Eski Lazistan Milletvekili Ziya Hurşit, İzmir Milletvekili Şükrü, Saruhan Milletvekili Halis Turgut, İstanbul Milletvekili İsmail Canbulat, Erzurum Milletvekili Emekli Tümgeneral Rüştü Paşa (Kurtuluş Savaşı Komutanlarından), Trabzon Milletvekili Hafız Mehmet, Sarı Efe Edip, Emekli Teğmen Çopur Hilmi, Emekli Baytar Albay Rasim, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Eski Ankara Valisi Abdülkadir ve Kara Kemal, ölüm cezasına çarptırıldılar.<br />
<br />
Kazım Karabekir Paşa, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Refet (Bele) Paşa, Cafer Tayyar Paşa, Mersinli Cemal Paşa ve Milletvekilleri Faik Bey, Sabit Bey, Halet Bey, Feridun Bey, Fikri Bey, Kamil Zeki Bey, Bekir Sami Bey, Besim Necati Bey, Münir Hüsrev Bey beraat ettiler.<br />
<br />
13 ölüm cezası, gece yarısı infaz edildi. (Kara Kemal firarda, 27 Ağustos 1926 günü intihar etti.)<br />
<br />
1 Ağustos 1926 : Ankara&#8217;da İstiklal Mahkemesi, suikast davasının 2. bölümüne başladı. Sanıkların çoğu eski İttihad ve Terakki Fırkası mensubuydu.<br />
<br />
2 Ağustos 1926 : Lotus isimli Fransız gemisi, Türk sularında Bozkurt adlı Türk gemisini batırdı.Çarpışma, uluslararası bir davanın doğmasına sebep oldu.<br />
<br />
26 Ağustos 1926 : Ankara İstiklal Mahkemesi kararını açıkladı: Eski Maliye Nazırı Cavid, Dr.Nazım, Milletvekili Hilmi, ölüm cezasına çarptırıldı. Gazeteci Hüseyin Cahit (Yalçın) beraat etti. Rauf (Orbay) ve eski İzmir Valisi Rahmi Bey gıyaben 10&#8217;ar yıl kalebentliğe mahkum edildiler. Salih Kaya ve Ali Osman da 10&#8217;ar yıl hapis cezası aldılar. Diğer 37 sanık ise beraat ettiler. Ölüm kararları gece yarısı infaz edildi. <br />
<br />
1 Eylül 1926 : İzmir suikastını haber veren Şevki&#8217;ye 6.500 lira ikramiye verildi.<br />
<br />
11 Eylül 1926 : Ankara&#8217;da otomatik telefon işletmeye açıldı.<br />
<br />
22 Eylül 1926 : İstanbul Kurtuluş&#8217;ta çıkan yangında 207 ev ve dükkan yandı.<br />
<br />
26 Eylül 1926 : İstanbul&#8217;da Yıldız Gazinosu açıldı.<br />
<br />
4 Ekim 1926 : Medeni Kanun, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu yürürlüğe girdi.<br />
<br />
- İstanbul Sarayburnu&#8217;nda heykeltıraş Kriepel tarafından yapılan Gazi heykeli törenle açıldı. (İlk Gazi heykeli.)<br />
<br />
6 Ekim 1926 : Kayseri Uçak Montaj Fabrikası açıldı.<br />
<br />
1 Kasım 1926 : Refet (Bele) Paşa, milletvekilliğinden çekildi.<br />
<br />
22 Kasım 1926 : TBMM, Güneydoğu Anadolu&#8217;da sıkıyönetimi 23 kasım 1927 tarihine kadar uzattı.<br />
<br />
26 Kasım 1926 : Alpullu Şeker Fabrikası hizmete açıldı.<br />
<br />
5 Aralık 1926 : İzmir&#8217;de Suikast davasında suçsuz bulunan Paşalar emekliye sevk edildi.<br />
<br />
17 Aralık 1926 : Uşak Şeker Fabrikası hizmete açıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1923                                                                 <br />
<br />
     <br />
<br />
27 Ekim 1923 : 25 Ekim 1923 günü Çankaya Köşkü&#8217;nde varılan karar gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin son Bakanlar Kurulu Başkanı Ali Fethi (Okyar) Bey , bütün arkadaşları ile birlikte Meclise istifalarını verdiler.Bakanlar kurulunu o tarihe kadar Meclis seçiyordu. Siyasi buhrandan orduyu dışarı da tutmak için,o zaman hükümete dahil bulunan Genel Kurmay Başkanının istifa etmemesi uygun görülmüştü.Kabinenin topluca görevden çekilmesi,Gazi Mustafa Kemal Paşanın muhaliflerinin bir liste üzerinde birleşememeleri, Cumhuriyetin gelmekte olduğuna bir işaret sayılabilirdi..<br />
<br />
29 Ekim 1923 : TBMM&#8217;nin şimdi müze olan o zamanki küçük tarihi binasında saat:20.30 sıralarında Çorum Milletvekili İsmet (Eker) Beyin Başkanlığında 159 Milletvekili ile birlikte ittifakla şu karar alınmıştır; "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir."                                    <br />
<br />
Türkiye Cumhuriyeti Başkanlığı için yapılan oylamaya 158 kişi katılmış ve Cumhurbaşkanlığına oy birligi ile Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal Paşa seçilmiştir.    (Gazi Paşa oylamaya katılmamıştır).<br />
<br />
Cumhuriyetin ilanı o akşam bütün imkansızlıklar içinde yurda duyurulmuş ve gece yarısından sonra 101 pare top atılarak şenlik yapılmıştır.<br />
<br />
30 Ekim 1923 : İsmet (İnönü) Paşa Başbakan ünvanı ile kabineyi kurmak ile görevlendirildi.Kabine TBMM tarafından oy birliği ile onaylandı.<br />
<br />
Başbakan : İsmet Paşa (Malatya)<br />
<br />
Şer&#8217;iye Vekili : Mustafa Fevzi Efendi (Saruhan) (Sonradan bu bakanlık kaldırıldı,yerine Diyanet İşleri başkanlığı kuruldu)<br />
<br />
Umumiye Vekili : Müşir (Mareşal ) Fevzi Paşa (Çakmak ) (İstanbul) (O tarihlerde Genel Kurmay Başkanlığı kabineye dahildi )<br />
<br />
İktisat Vekili : Hasan (Saka )Bey (Trabzon)<br />
<br />
Dahiliye Vekili : Recep (Peker ) Bey (Kütahya)<br />
<br />
Müdafa-i Milliye Vekili : Kazım (Özalp) Paşa (Balıkesir)<br />
<br />
Adliye Vekili : Seyit Bey (İzmir)<br />
<br />
Maarif Vekili : Safa Bey (Adana)<br />
<br />
Nafıa Vekili : Muhtar Bey (Trabzon)<br />
<br />
Sıhhiye Vekili : Dr. Refik (Saydam) Bey (İstanbul)<br />
<br />
İmar ve İskan Vekili : Mustafa Necati Bey (İzmir)<br />
<br />
Maliye Vekili : Hasan Bey (Gümüşhane)<br />
<br />
31 Ekim 1923 : 3 Eylül 1914'de ilan edilen Seferberlik kaldırıldı .<br />
<br />
1 Kasım 1923 : Fethi (Okyar) Bey (1880-1943) TBMM Başkanlığına seçildi.<br />
<br />
10 Kasım 1923 : İstanbul Barosu Başkanı Lütfü Fikri Bey&#8217;in &#8220;Şimdide Hilafet Meselesi&#8221; başlıklı yazısı Tanin ve bazı gazetelerde yayınlandı.Yazar, İstiklal Mahkemesinde idam istemiyle yargılandı ve 5 yıla mahkum oldu.Bu ceza, daha sonra TBMM tarafından affedildi.<br />
<br />
19 Kasım 1923 : Gazi Mustafa Kemal Paşa, Halk Fırkası Genel Başkan Vekilliği&#8217;ni İsmet Paşa&#8217;ya devretti.<br />
<br />
24 Kasım 1923 : Hindistan&#8217;daki İsmaili Mezhebi cemaat lideri Muhammed Ağa Han (1887-1957)  ile Emir Ali, Hilafet ve Halifenin siyasi durumunun korunmasıyla ilgili olarak İsmet Paşa&#8217;ya mektup gönderdiler.<br />
<br />
5 Aralık 1923 : Ağa Han&#8217;ın, İsmet Paşa&#8217;ya gönderdiği mektup, Paşa&#8217;nın eline geçmeden İstanbul gazetelerinin bazılarında yayınlandı.<br />
<br />
8 Aralık 1923 : İstanbul&#8217;da, Ağa Han&#8217;ın mektubu dolayısıyla gazetecileri yargılayacak olan İstiklal Mahkemesinin üyeleri belli oldu.<br />
<br />
9 Aralık 1923 : İstanbul&#8217;da gazeteciler tutuklandı.<br />
<br />
15 Aralık 1923 : İstanbul İstiklal Mahkemesinde gazetecilerin yargılanmasına başlandı.<br />
<br />
26 Aralık 1923 : Cumhuriyetin ilanı dolayısıyla genel af kabul edildi.<br />
<br />
 <br />
<br />
1924                                                                 <br />
<br />
 <br />
<br />
2 Ocak 1924 : Cuma günü hafta tatili olarak kabul edildi.<br />
<br />
22 Ocak 1924 : Gazi Mustafa Kemal Paşa, Halife&#8217;nin tutumunu İsmet Paşa&#8217;ya şikayet etti.<br />
<br />
14 Şubat 1924 : G. M. Kemal Paşa ile İsmet Paşa&#8217;nın, Hilafetin Kaldırılmasıyla ilgili konuşmaları<br />
<br />
- İstanbul&#8217;dan kalkan deneme uçağı 3 saatte Ankara&#8217;ya vardı.<br />
<br />
15 Şubat 1924 : Harp Oyunları sebebiyle İzmir&#8217;de bulunan G. M. Kemal Paşa başkanlığında, Başbakan İsmet Paşa, Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Paşa, Ordu ve Kolordu komutanları toplandı, toplantı sonucunda dört önemli karar alındı;<br />
1-Halifeliğin kaldırılması<br />
2-Şer'iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması<br />
3-Eğitim ve öğretimin birleştirilmesi<br />
4-Genel Kurmay Başkanlığının Bakanlar Kurulunun dışına çıkartılması <br />
<br />
22 Şubat 1924 : Mustafa Kemal Paşa İzmir&#8217;de konuştu; &#8220;Bizim Cumhuriyetimiz yalnız halkın isteğine ve ordunun delaletine hürmet eder.&#8221;<br />
<br />
23 Şubat 1924 : Milletvekili maaşlarının 300 liraya çıkarılması hakkındaki kanun kabul edildi.<br />
<br />
27 Şubat 1924 : TBMM tarafından Halifeliğe seçilen Abdülmecit Efendi (1868-1944) &#8217;nin Cuma Selamlığına cüppe ve Fatih&#8217;in kavuğu ile çıkma isteği, garip bulunarak kabul edilmedi.<br />
<br />
2 Mart 1924 : Halk Fırkası Grup toplantısında; Şer&#8217;iye (Diyanet) ve Evkaf (Vakıflar) Vekaletleri&#8217;nin kaldırılmasına ve öğretimin birleştirilmesine karar verildi.<br />
<br />
3 Mart 1924 : Hilafetin kaldırılması. Urfa Milletvekili &#8216;Şeyh&#8217; unvanlı Saffet Efendi ile 50 arkadaşının &#8216;Hilafetin kaldırılmasına ve Osmanlı Hanedanı mensuplarının Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarılmasına&#8217; dair verdikleri önerge görüşülüp kabul edildi. Bu karar aynı gün İstanbul Valisi Haydar Bey ve Polis Müdürü Sadettin Bey tarafından Halife&#8217;ye bildirildi.Akşam saatlerinde de Emniyet Genel Müdürü Muhittin (Üstündağ) Bey tarafından uygulandı.<br />
<br />
- Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi. Bu kanunla bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlanıyor, ayrıca İstanbul Darülfünun&#8217;a bağlı bir İlahiyat Fakültesi açılması kararlaştırılıyordu.<br />
<br />
- Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu.<br />
<br />
4 Mart 1924 : İstanbul Müftülüğü yayınladığı bir bildiriyle; Cuma namazlarında okunan hutbede, Halifenin adı yerine Millet ve Cumhuriyetten söz edilmesini ve Milletle, Cumhuriyetin saadet ve tealisi için dua edilmesi gereğini ilgililere bildirdi.<br />
<br />
5 Mart 1924 : İsmet (İnönü) Paşa tarafından yeni kabine kuruldu.<br />
<br />
8 Mart 1924 : Mehakim&#8217;i Şer&#8217;iye&#8217;nin ilgasina ve Mehakimin Teşkilatina ait &#8216;Ahkami Mukaddil Kanun&#8217; kabul edildi.Bu suretle dini mahkemeler kaldırıldı ve bir kısım mahkemelerin birleştirilmesi sağlandı.<br />
<br />
11 Mart 1924 : Diyarbakır-Ergani demiryolu inşasına ait kanun kabul edildi.<br />
<br />
23 Mart 1924 : TBMM, Cumhurbaşkanı&#8217;nın Meclisi feshetme hakkını kabul etmedi.<br />
<br />
- Samsun-Sivas-Ankara demiryolu inşasına ait kanun kabul edildi.<br />
<br />
3 Nisan 1924 : Hakimlerin kıyafetlerine dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
13 Nisan 1924 : 1.Dünya Savaşı liderlerinden;Talat, Cemal ve Bahattin Şakir Paşaların ailelerine maaş bağlanması hakkındaki kanun kabul edildi. <br />
<br />
- Türk-Alman Dostluk Antlaşması imzalandı.<br />
<br />
16 Nisan 1924 : Savaş sırasında düşmana yardım etmiş olanlar için &#8216;Genel Af&#8217; kanunu kabul edildi.<br />
<br />
20 Nisan 1924 : Teşkilat-i Esasiye Kanunu (Anayasa) kabul edildi. 20 Ocak 1921 gün ve 84 sayı ile kabul edilen Anayasaya, 29 Ekim 1923 gün ve 364 sayı ile ilave edilen &#8216;Ek Madde&#8217; ile yönetim şekli Cumhuriyete dönüştürülmüştü. <br />
<br />
30 Nisan 1924 : Diyanet İşleri Başkanlığına; Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara Hükümeti&#8217;ni destekleyen, İstanbul Hükümeti&#8217;nin Kurtuluş Hareketini kötüleyen fetvalarına karşılık veren, büyük din adamı vatanperver Mehmet Rıfat (Börekçi) Bey (1861-1941) atandı. 1. Dönemde 6 ay kadar Menteşe Milletvekilliği de yapan Mehmet Rıfat Bey ölümüne kadar bu görevde kaldı.<br />
<br />
7 Mayıs 1924 : İstanbul&#8217;da Cumhuriyet gazetesi yayınlanmaya başladı.<br />
<br />
26 Ağustos 1924 : İş bankası kuruldu. Genel Müdürlüğüne eski İktisat Vekili Celal (Bayar) Bey atandı.<br />
<br />
1 Eylül 1924 : Musiki Muallim Mektebi kuruldu.<br />
<br />
11 Eylül 1924 : Bursa Ticaret Borsası kuruldu.<br />
<br />
22 Eylül 1924 : Mustafa Kemal Paşa eşi Latife Hanım ile beraber Samsun&#8217;u ziyaret etti. İstiklal Ticaret Okulunda öğretmenlere yaptığı konuşmada; &#8220;Dünyada her şey için, uygarlık için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.&#8221; dedi.<br />
<br />
25 Ekim 1924 : Türk düşünürü ve yazar Ziya Gökalp (doğumu:1875) öldü.<br />
<br />
26 Ekim 1924 : Ordu komutanlarının politika ile uğraşmalarından doğan siyasi buhranın yoğunlaşması.Belli başlı ordu komutanlarının Meclise katılmaları.Bu arada Kazım Karabekir Paşa, Ordu Müfettişliğinden istifa etti, yerine Ali Sait Paşa atandı.<br />
<br />
30 Ekim 1924 : Mustafa Kemal Paşa, Ordu Komutanlarından TBMM'deki yerlerinden istifa etmelerini istedi. Ali Fuat Paşa, Ordu Müfettişliğinden çekildi. Cafer Tayyar Paşa Milletvekilliğini tercih etti.Cevat Paşa, her iki görevden de çekildi. <br />
<br />
1 Kasım 1924 : Mustafa Kemal Paşa, TBMM&#8217;nin 2.dönem 2.toplantı yılını, Meclisin yeni binasında açtı. Fethi (Okyar) Bey yeniden Meclis Başkanlığına seçildi.İsmet Paşa kabineyi kurmakla görevlendirildi.<br />
<br />
9 Kasım 1924 : İsmet Paşa Kabinesi 19&#8217;a karşı 147 oyla güven aldı.<br />
<br />
- 10 Milletvekili Halk Fırkasından ayrılarak &#8216;Terakkiperver Cumhuriyet Fırka&#8217;yı kurdular.<br />
<br />
10 Kasım 1924 : Halk Fırkasının adı Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirildi.<br />
<br />
20 Kasım 1924 : İsmet Paşa Başbakanlıktan çekildi. Fethi (Okyar) Bey Kabineyi kurmakla görevlendirildi.<br />
<br />
26 Kasım 1924 : Kazım (Özalp) Paşa, TBMM Başkanlığına seçildi.<br />
<br />
27 Kasım 1924 : Fethi Bey Kabinesi oybirliği ile güven oyu aldı.<br />
İçişleri Vekili :Recep (Peker) Bey<br />
Dışişleri Vekili : Şükrü (Kaya) Bey<br />
<br />
8 Aralık 1924 : Terakkiperver Cumhuriyet Fırka Başkanlığına Kazım Karabekir Paşa, Genel Sekreterliğine de Ali Fuat Paşa seçildi.<br />
<br />
20 Aralık 1924 : Kırkkilise adı Kırklareli olarak değiştirildi.<br />
<br />
29 Aralık 1924 : Bahriye Vekilliği (Deniz Kuvvetleri Bakanlığı) kurulması kararlaştırıldı. Üsküdarlı İhsan Bey ilk Vekilliğe atandı.<br />
<br />
 <br />
<br />
1925                                                                 <br />
<br />
 <br />
<br />
7 Ocak 1925 : Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Sekreterliğine Recep (Peker) Bey Tayin edildi.<br />
<br />
13 Ocak 1925 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Halit Paşa, Meclis&#8217;te Afyon Milletvekili Ali (Çetinkaya) Bey tarafından kaza sonucu tabanca ile vurularak öldürüldü.<br />
<br />
30 Ocak 1925 : Patrik Konstantin (6.) sınırdışı edildi.<br />
<br />
11 Şubat 1925 : Şeyh Sait isyanı. Eski adi &#8216;Genç&#8217; olan Bingöl ilinin Ergani ilçesine bağlı Eğil bucağının Pınar köyünde başlayan ayaklanma, ilk olarak Elazığ ve oradan da Diyarbakır&#8217;a sıçradı.<br />
<br />
16 Şubat 1925 : Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) kuruldu.<br />
<br />
17 Şubat 1925 : Aşar vergisi kaldırıldı. (Köylüyü büyük sıkıntıya sokan bu vergi ürünlerden onda bir oranında alınıyordu.)<br />
<br />
24 Şubat 1925 : Şeyh Sait isyanı büyüyor. Elazığ, asiler tarafından işgal edildi.<br />
<br />
25 Şubat 1925 : &#8216;Dinin politik amaçlarla suiistimal edilemeyeceği&#8217; hakkında kanun kabul edildi.<br />
<br />
28 Şubat 1925 : Doğudaki isyan dolayısıyla Meclis&#8217;te gizli celse yapıldı.<br />
<br />
2 Mart 1925 : Fethi Bey kabinesine 60&#8217;a karşi 93 oyla güvensizlik verildi, kabine çekildi.<br />
<br />
- İsmet Paşa 2. kabinesini kurdu.<br />
İçişler Vekili        : Cemil Bey<br />
Dışişleri Vekili     : Tevfik Rüştü (Aras) Bey <br />
Milli Savunma V. : Recep (Peker) Bey<br />
<br />
3 Mart 1925 : Asiler Ergani&#8217;yi işgal etti.<br />
<br />
4 Mart 1925 : Takrir-i Sükun Kanunu (578 sy.) ile hükümete 2 yıl için olağanüstü yetki verildi. Bu kanunla Meclis biri isyan bölgesinde biride Ankara&#8217;da olmak üzere iki tane İstiklal Mahkemesi kurdu. Ankara&#8217;daki mahkemenin verdiği ölüm cezaları için Meclis onayı gerekirken, Doğuda kurulan Mahkemenin kararları hemen uygulanacaktı.<br />
<br />
- İsmet Paşa kabinesi 23 oya karşı 154 oyla güven aldı.<br />
<br />
6 Mart 1925 : İstanbul&#8217;da 6 gazete ve dergi Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı.<br />
<br />
8 Mart 1925 : Diyarbakır ve dolaylarında asilerle Türk Silahlı Kuvvetleri arasında şiddetli çarpışmalar başladı.<br />
<br />
12 Nisan 1925 : Doğu isyanının elebaşlarından Şeyh Said yakalandı.<br />
<br />
13 Nisan 1925 : Ankara İstiklal Mahkemesinin emriyle Terakkiperver Fırkası üyelerinin evleri arandı.<br />
<br />
16 Nisan 1925 : Tanin gazetesi kapatıldı.<br />
<br />
17 Nisan 1925 : Gazeteci Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey tutuklandı.<br />
<br />
20 Nisan 1925 : Sıkıyönetim 7 ay daha uzatıldı.<br />
<br />
- İstiklal Mahkemelerinin çalışmaları 6 ay daha uzatıldı.<br />
<br />
1 Mayıs 1925 : Adana&#8217;da şiddetli bir deprem oldu.<br />
<br />
5 Mayıs 1925 : Ankara&#8217;da, Mustafa Kemal Paşa tarafından &#8216;Gazi Çiftliği&#8217; adı verilen, çiftliğin kurulmasına başlandı.<br />
<br />
7 Mayıs 1925 : Gazeteci Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey&#8217;e Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından ömür boyu Çorum İlinde sürgün cezası verildi.<br />
<br />
3 Haziran 1925 : Ankara İstiklal Mahkemesinin teklifi ile, Takrir-i Sükun Kanunu&#8217;na dayanılarak Terakkiperver Fırka&#8217;nın kapatılmasına Bakanlar Kurulu karar verdi.<br />
<br />
21 Haziran 1925 : Türkiye-Yunanistan Antlaşması Ankara&#8217;da imzalandı.<br />
<br />
29 Haziran 1925 : Diyarbakır İstiklal Mahkemesi, Şeyh Said ile 46 yandaşını ölüme mahkum etti.Güney bölgesinde tekkeler kapatıldı.Ölüm kararları ertesi günü yerine getirildi.<br />
<br />
5 Ağustos 1925 : Gazi Mustafa Kemal Paşa, Latife (Uşaklıgil) Hanımdan ayrıldı. (29 Ocak 1923&#8217;te evlenmişlerdi.)<br />
<br />
11 Ağustos 1925 : Ahmet Emin (Yalman) Bey tutuklandı ve Vatan gazetesi kapatıldı.<br />
<br />
25 Ağustos 1925 : Gazi Mustafa Kemal Paşa,Kastamonu Belediye salonunda halka seslendi;    &#8220;... Biz her yönden medeni insan olmalıyız. Çok acılar gördük.Bunun sebebi, dünyanın durumunu anlamayışımızdır. Fikrimiz, zihniyetimiz tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Şunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceğiz. Bütün Türk ve İslam alemine bakın; zihniyetlerini, fikirlerini medeniyetin emrettiği değişme ve yükselmeye uyduramadıklarından ne büyük felaket ve ıstırap içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve en nihayet son felaket çamuruna batışımız bundandır... Behemehal ileri gideceğiz, buna mecburuz. Millet açık olarak bilmelidir, medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona uzak kalanları yakar, mahveder. İçinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde, layık olduğumuz mevkii bulacak ve koruyacak ve onu yücelteceğiz. Refah, saadet ve insanlık bundadır...&#8221;<br />
<br />
27 Ağustos 1925 : Gazi Paşa, İnebolu Türk Ocağı&#8217;nda, fes ve çarşaf ile ilgili konuşma yaptı; &#8220;Efendiler! Türkiye Cumhuriyetini tesis eden Türk halkı, medenidir.Fakat ben, sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi söylüyorum. Medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, fikriyle, zihniyetiyle medeni olduğunu ispat ve izhar etmek mecburiyetindedir... Bizim kıyafetimiz medenimidir? (Hayır sesleri). Bizim kıyafetimiz medeni ve beynelmilel midir? (Hayır sesleri).&#8221;<br />
<br />
28 Ağustos 1925 : Gazi Paşa, Taşköprü&#8217;yü ziyaret etti. Halkla kıyafet konusunda konuştu. Ertesi günü gençler ve memurlar terzilerin bezden diktikler şapkalarla dolaşıyorlar ve fesli kimseleri Kasabaya sokmuyorlardı.<br />
<br />
30 Ağustos 1925 : Gazi Paşa, Kastamonu gezisinin son gününde halka tekrar seslendi; &#8220;Efendiler ve ey Millet! İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, şeyhlerin, dervişlerin müritleri ve mensuplarının memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.&#8221;<br />
<br />
1 Eylül 1925 : 1.Tıp Kongresi, Ankara&#8217;da yapıldı.<br />
<br />
2 Eylül 1925 : Tekke ve türbelerin kapatılmasına, dini kıyafetlere ve memurların şapka giymesine dair Bakanlar Kurulu kararı yayınlandı.<br />
<br />
4 Eylül 1925 : İstanbul&#8217;da, Taksim&#8217;de yapılan bir baloya ilk defa Müslüman kadınlar katıldı.<br />
<br />
13 Eylül 1925 : Gazi M. Kemal Paşa, İstiklal Mahkemeleri tarafından vatana ihanet suçu ile mahkum edilen gazetecileri affetti<br />
<br />
23 Eylül 1925 : Gazi M. Kemal Paşa,Samsun&#8217;da İstiklal Ticaret Okulu&#8217;nda verilen çayda öğretmenlere seslendi; &#8221;Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir... <br />
En mühim, en esaslı nokta, terbiye meselesidir.Terbiyedir ki bir milleti ya hür, ya müstakil, şanlı, ali bir heyeti içtimaiye halinde yaşatır, ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder...&#8221;<br />
<br />
5 Ekim 1925 : İstanbul Darphanesinde ilk Cumhuriyet altını basıldı.<br />
<br />
14 Ekim 1925 : Türkiye&#8217;de ilk betonarme köprü, Menderes Nehri üzerinde yapıldı.<br />
<br />
15 Ekim 1925 : İstanbul Erkek Lisesi 10. sınıf öğrencilerinin, arapça öğretmeni Tahir Bey&#8217;in sandalyesine iğne yerleştirmeleri ve suçluyu söylememeleri üzerine olay büyüdü. Basın günlerce bu konuyu işledi. Disiplin Kurulu sınıfın tüm mevcudu olan 46 öğrenciye, okuldan uzaklaştırma cezası verdi. Karar, Bakanlıkça da onaylandı. Öğrencilerin cezası ertesi sene affedilerek tekrar okullarına dönmelerine izin verildi.<br />
<br />
21 Ekim 1925 : 1926 yılı bütçesinde gelir 218 milyon TL olarak hesaplandı.<br />
<br />
2 Kasım 1925 : Kastamonu Halkı, Gazi Paşa Hazretlerinin ömrü boyunca Cumhurbaşkanı kalmaları için TBMM&#8217;ye teklifte bulundular.<br />
<br />
16 Kasım 1925 : Samsun-Sivas ve Ankara-Kayseri-Sivas demiryollarının inşasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
21 Kasım 1925 : TBMM tarafından sıkıyönetim 1 yıl uzatıldı.<br />
<br />
25 Kasım 1925 : Şapka kanunu kabul edildi (bir tane red oyu kullanıldı).<br />
<br />
- Erzurum&#8217;da bazı gericilerin gösteri yapmaya kalkışmaları üzerine şehirde 1 ay süre ile sıkıyönetim ilan edildi. 80 kişi tutuklandı. Tutuklananlardan bazıları ölüm cezasına çarptırıldı.<br />
<br />
27 Kasım 1925 : Maraş&#8217;ta gericilerin gösterisi. 40 kişi tutuklandı.<br />
<br />
28 Kasım 1925 : Rize&#8217;de gericilerin gösterisi. 82 kişi tutuklandı, 8 kişi ölüm cezasına çarptırıldı.<br />
<br />
29 Kasım 1925 : Sivas&#8217;ta gericilerin gösterisi anında bastırıldı.<br />
<br />
30 Kasım 1925 : Tekke ve zaviyelerle, türbelerin kapatılmasına ve türbedarlıklarla birtakım unvanların yasaklanmasına ve kaldırılmasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
9 Aralık 1925 : Memur üniformalarının yerli malı olmasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
17 Aralık 1925 : Türkiye-SSCB arasında Tarafsızlık Antlaşması Paris&#8217;te imzalandı. (7.11.1945&#8217;te Sovyetler tarafından bozuldu.)<br />
<br />
21 Aralık 1925 : Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey&#8217;in yerine Necati Bey atandı.<br />
<br />
26 Aralık 1925 : Günün 24 saate taksimine dair kanun kabul edildi. <br />
<br />
 <br />
<br />
1926                                                                 <br />
<br />
 <br />
<br />
1 Ocak 1926 : Takvim ve saatte yapılan değişiklik yürürlüğe girdi.<br />
<br />
10 Ocak 1926 : Ankara İstiklal Mahkemesi, Albay Osman ve yardımcılarını karışıklık çıkarmak suçundan ölüme mahkum etti.<br />
<br />
14 Ocak 1926 : Bayındırlık Vekili Süleyman Sırrı Bey öldü, yerine Behiç Bey atandı.<br />
<br />
18 Ocak 1926 : İstanbul Belediye Başkanı Op. Emin Bey öldü, yerine Muhittin (Üstündağ) Bey atandı.<br />
<br />
30 Ocak 1926 : İstanbul Milletvekili Dr. Adnan (Adıvar) milletvekilliğinden istifa etti.<br />
<br />
11 Şubat 1926 : İstanbul&#8217;da Milliyet gazetesi yayınlanmaya başladı.<br />
<br />
13 Şubat 1926 : Konya&#8217;da Mevlana Celaledden-i Rumi Türbesinin Müze haline getirilmesine karar verildi.<br />
<br />
17 Şubat 1926 : Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Bu kanunla evlenme işleminin, evlendirme memuru tarafından yapılacağı hükme bağlandı.<br />
<br />
28 Şubat 1926 : İstiklal Mahkemelerinin çalışmaları 7 Eylül 1926 tarihine kadar uzatıldı.<br />
<br />
1 Mart 1926 : Türk Ceza Kanunu kabul edildi.<br />
<br />
13 Mart 1926 : M. Kemal Paşa&#8217;nın anıları Hakimiyet ve Milliyet gazetelerinde yayınlanmaya başladı.<br />
<br />
14 Mart 1926 : İstanbul Milletvekilliğinden istifa eden Dr. Adnan (Adıvar)&#8217;ın yerine 9.Kolordu eski Komutanlarından İhsan Paşa seçildi.<br />
<br />
18 Mart 1926 : Antalya&#8217;da deprem.<br />
<br />
22 Mart 1926 : Türk Dili Akademisine dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
- Müskirat inhisarının (İçki tekeli) devlete geçmesine dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
1 Nisan 1926 : 30 Ağustos&#8217;un Zafer Bayramı olarak kabulü hakkındaki kanun kabul edildi.<br />
<br />
10 Nisan 1926 : İktisadi kurumlarda yazışmanın Türkçe yapılmasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
11 Nisan 1926 : Kabine, İtalya Başbakanı Mussolini&#8217;nin Doğu Akdeniz ile ilgili demeci üzerine, kısmi seferberlik kararı aldı.<br />
<br />
17 Nisan 1926 : Ankara&#8217;da, Musul konusu ile ilgili görüşmelere başlanıldı.<br />
<br />
19 Nisan 1926 :Türkiye sahillerinde nakliyat-ı bahriye (Kabotaj) ve limanlarla, karasuları dahilinde icra-yı sanat ve ticaret hakkındaki kanun kabul edildi. (1 Temmuz 1926&#8217;dan itibaren Kabotaj Bayramı olarak kutlanacaktır.)<br />
<br />
26 Nisan 1926 : İranlılarla evlenmeyi yasaklayan kanunun kaldırılması hakkındaki kanun kabul edildi.<br />
<br />
30 Nisan 1926 : Samsun-Kavak demiryolu hizmete açıldı.<br />
<br />
16 Mayıs 1926 : Son Osmanlı Padişahı, 6. Mehmet Vahdettin, İtalya&#8217;nın San Remo şehrinde öldü. (doğumu:1861). Osmanlının 36. ve son padişahıdır, Abdülmecit&#8217;in en küçük oğludur.<br />
<br />
17 Mayıs 1926 : İstanbul&#8217;da, Turkische Post gazetesi yayınlanmaya başladı.<br />
<br />
- Ticaret Vekili Ali Cenani Bey&#8217;in yerine Rahmi Bey atandı.<br />
<br />
18 Mayıs 1926 : İstiklal Mahkemeleri&#8217;nin görev süresi 7 Mart 1927 tarihine kadar uzatıldı.<br />
<br />
21 Mayıs 1926 : Musul Antlaşması kabul edildi.<br />
<br />
26 Mayıs 1926 : İstiklal Savaşı&#8217;na katılmayan memurların işten çıkarılmasına dair kanun kabul edildi.<br />
<br />
28 Mayıs 1926 : İzmir Ödemiş&#8217;te İlk Kurşun Anıtı törenle açıldı.<br />
<br />
31 Mayıs 1926 : Türkiye-SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) Antlaşması imzalandı.<br />
<br />
5 Haziran 1926 : Ankara&#8217;da, Türkiye-İngiltere-Irak arasında Musul Antlaşması imzalandı.<br />
<br />
15 Haziran 1926 : İzmir seyahati sırasında Gazi M. Kemal Paşa&#8217;ya suikast hazırlığında olan eski Lazistan Milletvekili Ziya Hurşit ve adamları, kendilerini suikasttan sonra Yunanistan&#8217;ın Sakız adasına kaçıracak olan motorcu Şevki&#8217;nin İzmir Valisi Kazım Dirik&#8217;e ihbarıyla yakalandılar.<br />
<br />
18 Haziran 1926 : Ankara İstiklal Mahkemesi, İzmir&#8217;de görevlendirildi.<br />
<br />
20 Haziran 1926 : Suikast girişimiyle ilgili olarak, Ankara&#8217;da İstiklal Mahkemesi&#8217;nin talimatıyla geniş ölçüde tutuklamalar yapıldı. Tutuklananlar arasında Milletvekillerinin ve Ordu Komutanı Paşaların da bulunması heyecanı artırdı. Şark Fatihi Kazım Karabekir Paşa da tutuklananlar arasında idi. Başbakan İsmet Paşa, Emniyet Müdürüne emir vererek Kazım Karabekir Paşa&#8217;yı serbest bıraktırdı. TBMM&#8217;nin kararı olmadan Milletvekillerinin tutuklanmaması lazımdı. İstiklal Mahkemesi ise; &#8220;TBMM adına yargı yetkisini kullandığını...&#8221; ileri sürerek, işine karışan İsmet Paşa&#8217;nın da tutuklanmasına karar verdi.<br />
<br />
26 Haziran 1926 : Antalya&#8217;da deprem.<br />
<br />
1 Temmuz 1926 : Türkiye, Uluslararası Cenevre Antlaşması&#8217;na katıldı.<br />
<br />
- Kabotaj Bayramı kutlandı.<br />
<br />
4 Temmuz 1926 : Kazım Karabekir Paşa ve Ali Fuat Paşa, İzmir&#8217;de İstiklal Mahkemesi&#8217;nde sorguya çekildiler.<br />
<br />
5 Temmuz 1926 : İstiklal Mahkemesi ile araları açılan Başbakan İsmet Paşa, tutuklama kararı üzerine, Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın tavsiyeleriyle İzmir&#8217;e geldi.İstiklal Mahkemesi heyetiyle ayrı ayrı görüştü. Yapılmakta olan işlemlerin usule uygun olduğu taraflarca kabul edildi.<br />
<br />
13 Temmuz 1926 : İzmir suikastı karara bağlandı: Eski Lazistan Milletvekili Ziya Hurşit, İzmir Milletvekili Şükrü, Saruhan Milletvekili Halis Turgut, İstanbul Milletvekili İsmail Canbulat, Erzurum Milletvekili Emekli Tümgeneral Rüştü Paşa (Kurtuluş Savaşı Komutanlarından), Trabzon Milletvekili Hafız Mehmet, Sarı Efe Edip, Emekli Teğmen Çopur Hilmi, Emekli Baytar Albay Rasim, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Eski Ankara Valisi Abdülkadir ve Kara Kemal, ölüm cezasına çarptırıldılar.<br />
<br />
Kazım Karabekir Paşa, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Refet (Bele) Paşa, Cafer Tayyar Paşa, Mersinli Cemal Paşa ve Milletvekilleri Faik Bey, Sabit Bey, Halet Bey, Feridun Bey, Fikri Bey, Kamil Zeki Bey, Bekir Sami Bey, Besim Necati Bey, Münir Hüsrev Bey beraat ettiler.<br />
<br />
13 ölüm cezası, gece yarısı infaz edildi. (Kara Kemal firarda, 27 Ağustos 1926 günü intihar etti.)<br />
<br />
1 Ağustos 1926 : Ankara&#8217;da İstiklal Mahkemesi, suikast davasının 2. bölümüne başladı. Sanıkların çoğu eski İttihad ve Terakki Fırkası mensubuydu.<br />
<br />
2 Ağustos 1926 : Lotus isimli Fransız gemisi, Türk sularında Bozkurt adlı Türk gemisini batırdı.Çarpışma, uluslararası bir davanın doğmasına sebep oldu.<br />
<br />
26 Ağustos 1926 : Ankara İstiklal Mahkemesi kararını açıkladı: Eski Maliye Nazırı Cavid, Dr.Nazım, Milletvekili Hilmi, ölüm cezasına çarptırıldı. Gazeteci Hüseyin Cahit (Yalçın) beraat etti. Rauf (Orbay) ve eski İzmir Valisi Rahmi Bey gıyaben 10&#8217;ar yıl kalebentliğe mahkum edildiler. Salih Kaya ve Ali Osman da 10&#8217;ar yıl hapis cezası aldılar. Diğer 37 sanık ise beraat ettiler. Ölüm kararları gece yarısı infaz edildi. <br />
<br />
1 Eylül 1926 : İzmir suikastını haber veren Şevki&#8217;ye 6.500 lira ikramiye verildi.<br />
<br />
11 Eylül 1926 : Ankara&#8217;da otomatik telefon işletmeye açıldı.<br />
<br />
22 Eylül 1926 : İstanbul Kurtuluş&#8217;ta çıkan yangında 207 ev ve dükkan yandı.<br />
<br />
26 Eylül 1926 : İstanbul&#8217;da Yıldız Gazinosu açıldı.<br />
<br />
4 Ekim 1926 : Medeni Kanun, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu yürürlüğe girdi.<br />
<br />
- İstanbul Sarayburnu&#8217;nda heykeltıraş Kriepel tarafından yapılan Gazi heykeli törenle açıldı. (İlk Gazi heykeli.)<br />
<br />
6 Ekim 1926 : Kayseri Uçak Montaj Fabrikası açıldı.<br />
<br />
1 Kasım 1926 : Refet (Bele) Paşa, milletvekilliğinden çekildi.<br />
<br />
22 Kasım 1926 : TBMM, Güneydoğu Anadolu&#8217;da sıkıyönetimi 23 kasım 1927 tarihine kadar uzattı.<br />
<br />
26 Kasım 1926 : Alpullu Şeker Fabrikası hizmete açıldı.<br />
<br />
5 Aralık 1926 : İzmir&#8217;de Suikast davasında suçsuz bulunan Paşalar emekliye sevk edildi.<br />
<br />
17 Aralık 1926 : Uşak Şeker Fabrikası hizmete açıldı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Turk.Net TTNet'e rakip oluyor!]]></title>
			<link>http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1497</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2008 21:19:19 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1497</guid>
			<description><![CDATA[Turk.Net kendi omurgasıyla ADSL sunmak için kolları sıvadı. Türk Telekom'a ilk rakip geliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Ciddi yatırımlara dayanarak, Turk.Net Türkiye'de bir ilke imza atıyor ve kendi yönetiminde olan güçlü omurgası üzerinden ADSL hizmetleri sunuyor.<br />
<br />
Turk.Net'i satın alan Netone Telekom'un Pazarlama Müdürü Z.Meziyet AKBAY, Turk.Net'in bireysel internet pazarına girişi hakkında şu açıklamayı yaptı: <br />
<br />
"Pazarda mevcut hizmet sağlayıcılarından farklı olarak, Türk Telekom'un omurgası üzerinden sunulan hizmeti toptan alıp perakende satmak yerine, Turk.Net kendi yönettiği IP omurgası üzerinden kendi ADSL hizmetini sunuyor. Bu sisteme Veri Akışı Erişimi (kısaca VAE) deniliyor ve Türk Telekom ile ilk VAE anlaşmasını imzalayan Turk.Net' in sahibi Netone Telekom. Turk.Net kullanıcıları kendileri icin tasarlanmış yeni nesil IP omurgası üzerinden hizmet alıyorlar. Turk.Net ile ADSL pazarında ilk kez gerçek rekabet başlıyor. <br />
<br />
7 gün 24 saat destek veren çağrı merkezine yaptığı yatırımlar ve müşteri odaklı yaklaşımı ile farklılaşan Turk.Net, ADSL pazarında iddialı. Kullandığı sisteme dayanarak, 14,99 YTL'ten başlayan tarifesi ile en yüksek performanslı bağlantıyı en uygun fiyatlı paketlerle pazara sunuyor. Turk.Net' e abone olmak çok kolay 0212 444 88 66 nolu Çağrı Merkezimizi arayabilir veya online başvuru için http://www.turk.net web site'mizi ziyaret edebilirsiniz.<br />
<br />
Netone Telekom yönetiminde Turk.Net, yatırımlarına ve yeni hizmet geliştirmelerine devam ediyor. Türk ADSL pazarında yeni bir dönem başlıyor. Turk.Net yatırımları sayesinde yenilikler sunmaya devam edecek ve ülkemizde genişbant internet erişiminin kısa sürede yaygınlaşmasına katkıda bulunacak." diye konuştu.<br />
<br />
<br />
<br />
CHIP Online notu: Fiyat açısından Türk Telekom ile arada bir fark olmamasına rağmen Turk.Net yetkilileri asıl farkın hizmet kalitesi, hız ve destek alanında ortaya konduğunu ve bu aşamada Türk Telekom'dan çok daha kaliteli bir hizmet vereceklerinin altını çiziyorlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Turk.Net kendi omurgasıyla ADSL sunmak için kolları sıvadı. Türk Telekom'a ilk rakip geliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Ciddi yatırımlara dayanarak, Turk.Net Türkiye'de bir ilke imza atıyor ve kendi yönetiminde olan güçlü omurgası üzerinden ADSL hizmetleri sunuyor.<br />
<br />
Turk.Net'i satın alan Netone Telekom'un Pazarlama Müdürü Z.Meziyet AKBAY, Turk.Net'in bireysel internet pazarına girişi hakkında şu açıklamayı yaptı: <br />
<br />
"Pazarda mevcut hizmet sağlayıcılarından farklı olarak, Türk Telekom'un omurgası üzerinden sunulan hizmeti toptan alıp perakende satmak yerine, Turk.Net kendi yönettiği IP omurgası üzerinden kendi ADSL hizmetini sunuyor. Bu sisteme Veri Akışı Erişimi (kısaca VAE) deniliyor ve Türk Telekom ile ilk VAE anlaşmasını imzalayan Turk.Net' in sahibi Netone Telekom. Turk.Net kullanıcıları kendileri icin tasarlanmış yeni nesil IP omurgası üzerinden hizmet alıyorlar. Turk.Net ile ADSL pazarında ilk kez gerçek rekabet başlıyor. <br />
<br />
7 gün 24 saat destek veren çağrı merkezine yaptığı yatırımlar ve müşteri odaklı yaklaşımı ile farklılaşan Turk.Net, ADSL pazarında iddialı. Kullandığı sisteme dayanarak, 14,99 YTL'ten başlayan tarifesi ile en yüksek performanslı bağlantıyı en uygun fiyatlı paketlerle pazara sunuyor. Turk.Net' e abone olmak çok kolay 0212 444 88 66 nolu Çağrı Merkezimizi arayabilir veya online başvuru için http://www.turk.net web site'mizi ziyaret edebilirsiniz.<br />
<br />
Netone Telekom yönetiminde Turk.Net, yatırımlarına ve yeni hizmet geliştirmelerine devam ediyor. Türk ADSL pazarında yeni bir dönem başlıyor. Turk.Net yatırımları sayesinde yenilikler sunmaya devam edecek ve ülkemizde genişbant internet erişiminin kısa sürede yaygınlaşmasına katkıda bulunacak." diye konuştu.<br />
<br />
<br />
<br />
CHIP Online notu: Fiyat açısından Türk Telekom ile arada bir fark olmamasına rağmen Turk.Net yetkilileri asıl farkın hizmet kalitesi, hız ve destek alanında ortaya konduğunu ve bu aşamada Türk Telekom'dan çok daha kaliteli bir hizmet vereceklerinin altını çiziyorlar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ATAMIZIN SÖZ VE DEMEÇLERİ]]></title>
			<link>http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1496</link>
			<pubDate>Wed, 07 May 2008 04:42:35 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.dinlenti.net/showthread.php?tid=1496</guid>
			<description><![CDATA[ADALET- ADLİYE-ADLİYE POLİTİKASI<br />
&#8226;	Adalet gücü bağımsız olmayan bir ulusun devlet halinde varlığı kabul edilemez. (Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, s.58)<br />
&#8226;	En yeni kanunlarla donanmış olan adliyemizin basireti ve adaleti uygulamak için gösterdiği dikkat ulusun huzur ve düzenini korumağa yeterli ve gücü yeter. (1929, TBMM)<br />
&#8226;	Adliyemizin emin olduğumuz yüksek gücü sayesindedir ki, Cumhuriyet, kaçınılmaz gelişimi izleyebilecek ve türlü şekil ve türdeki saldırısına karşı vatandaşın hukukunu ve ülkenin düzenini koruyabilecektir. (1930, TBMM)<br />
&#8226;	Adliye politikamızda izlenecek gaye, önce halkı yormaksızın hızla, yerinde, güvenle adaleti dağıtmaktır. İkinci olarak toplumumuzun bütün dünya ile teması doğal ve zorunludur; bunun için adaletimizin düzeyini bütün uygar toplumların derecesinde bulundurmak zorundayız. Bu özellikleri sağlamak için mevcut yasa ve usullerimizi bu bakış açılarına göre yenilemekteyiz ve yenileyeceğiz. (1922, TBMM.)<br />
&#8226;	Zamanın değişmesiyle kararların değişmesi yadsınamaz, kuralı adlî politikamızın temelidir. (1922)<br />
<br />
AHLAK-ULUSAL AHLAK<br />
<br />
&#8226;	Korkutma esasına dayanan davranış kuralları (etik), bir erdem olmadıktan başka güvene de uygun değildir. (1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine) <br />
&#8226;	Hiçbir ulus yoktur ki etik esaslarına dayanmadan yükselebilsin. (24.12.1919, Kırşehir) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, s. 4) <br />
&#8226;	Etik kutsaldır; çünkü aynı kıymette eşi yoktur ve başka hiç bir çeşit kıymetle ölçülemez. (Utkan Kocatürk, Atatürk&#8217;ün Fikir ve Düşünceleri, Atatürk Araştırma Merkezi, s.218) <br />
&#8226;	Ulusal davranış kuralları (etik), ulusal esaslarla ve özgür düşüncelerle beslenmeli ve destek olunmalıdır. (25.08.1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine)<br />
AİLE YAŞAMI<br />
<br />
&#8226;	Uygarlığın esası, gelişme ve gücün temeli aile yaşamıdır. Bu yaşamda kötülük, kesinlikle sosyal, ekonomik, politik güçsüzlüğe neden olur. Aileyi oluşturan kadın ve erkek unsurların doğal haklarına sahip olmaları, aile görevlerini başaracak güçte olmaları gereklidir. (30. 08. 1924, Dumlupınar)<br />
&#8226;	Efendiler, sosyal yaşamın kökeni, aile yaşamıdır. Aile, açıklamaya gerek yoktur ki, kadın ve erkekten oluşur. (28. 08. 1925, İnebolu)<br />
&#8226;	Uygarlığın, ilerlemenin ve güçlülüğün temeli, aile yaşamıdır. (1924, Dumlupınar) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, s. 187)<br />
ALLAH-TANRI<br />
<br />
&#8226;	Tanrı birdir, büyüktür. 1922, T.B.M.M.<br />
&#8226;	Biliriz ki, Tanrı dünya üzerinde yarattığı bu kadar iyilikleri, bu kadar güzellikleri insanlar yararlansın, varlık içinde yaşasınlar diye yaratmıştır. Ve en fazla derecede yararlanabilmek için de, bugün evrenden esirgediği algılamayı, aklı insanlara vermiştir. (17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi)<br />
<br />
ANAYASA<br />
<br />
&#8226;	Anayasa, ulusun bütün arzularını ve meclisin içeriğini ve gerçek şeklini gösterir bir yasadır. (21. 02. 1921, T.B.M.M.) <br />
&#8226;	Anayasa da, Osmanlı İmparatorluğunun, Osmanlı Devletinin öldüğünü algı ve deyiş ve onun yerine yeni Türkiye Devleti&#8217;nin geçtiğini duyuran ve bu devletin yaşamının da kayıtsız koşulsuz egemenliğin ulusun elinde kalmasıyla mümkün olduğunu anlatan bir yasadır. (17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresi Açış Söylevi.)<br />
&#8226;	Anayasanın asıl ruhu ise kitaplara geçmesinden evvel ulusun dimağında ve vicdanında toplanmış olmasıyla ve ancak bunun anlatımı olmak üzere kurduğu meclise verdiği gerçek görev ile yıllardan beri kararlarını eylemsel uyguluyor olmasıyla ve en sonunda yasa şeklinde dünyanın gözleri önüne konmasıyla gerçekleşmiştir. (16. 01. 1923, İstanbul Gazetesi Temsilcilerine.)<br />
<br />
ANNE-ANA-ATA<br />
<br />
&#8226;	Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir. 1923.<br />
&#8226;	Kadının en büyük vazifesi analıktır. İlk terbiye verilen yer ana kucağı olduğu düşünülürse bu görevin önemi gerektiği gibi anlaşılır. 31. 01. 1923, İzmir&#8217;de Halk ile Konuşma<br />
&#8226;	Anaların, bugünkü çocuklarına vereceği eğitim, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için, gerekli özellikleri taşıyan çocuk yetiştirmek, çocuklarını bugünkü yaşam için aktif bir organ haline koymak, pek çok yüksek özellikler taşımalarına bağlıdır. Eğer kadınlarımız gerçekten ulusun anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden daha çok aydın,  daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar.<br />
&#8226;	Kadının en büyük görevi analıktır. İlk eğitim verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse bu görevin önemi daha iyi anlaşılır. (1923, İzmir) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 89)<br />
&#8226;	Büyük atalarımız ve onların anaları tarihin yaşanmışlığıyla sabittir ki cidden büyük erdemler göstermişlerdir. Burada birçok noktadan sayabileceğimiz o faziletlerin en büyüğü ve en önemlisi kıymetli evlatlar yetiştirmeleriydi. (AKDTYK.Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.155-156)<br />
&#8226;	Asıl uğraşmaya zorunlu olduğumuz şey, analarımızın ve atalarımızın oldukları gibi yüksek kültürde ve yüksek onurda dünya birinciliğini tutmaktır. (AKDTYK, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt III, s.133)<br />
ASKER&#8211;ASKERLİK-TÜRK ORDUSU<br />
<br />
&#8226;	Ben askerliğin her şeyden çok sanatçılığını severim. (1912)<br />
&#8226;	Kahraman Türk askeri Anadolu savaşlarının manasını anlamış, yeni bir ülkü ile savaşmıştır. (1921)<br />
&#8226;	Hiçbir zaman saldırgan olmayı düşünmemiş olan ve fakat daima haksız saldırıya uğrayacağını hesap eden bir ulusun ordusu olarak,  ordumuz uzun  bir  seferden  sonra  hemen diğer  bir  sefere başlayacakmış gibi maddi  ve  manevi   yönden  hazır bulunmalıdır. (1924, Ankara) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, C. I, s. 351)<br />
&#8226;	Ülkemiz şu iki şeyin ülkesidir: Biri çiftçi diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve asker yetiştiren bir ulusuz. İyi çiftçi yetiştirdik, çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik, çünkü o toprakları isteyen düşmanlar çoktur...bundan sonra da daha iyi çiftçi ve asker olacağız. Ancak bundan sonra asker oluşumuz artık eskisi gibi başkalarının hırsı, şanı, şöhreti ve keyfi için değil; yalnız ve yalnız bu aziz topraklarımızı korumak içindir. (1923,Tarsus)Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, C.II, s. 135 <br />
&#8226;	Türkiye Cumhuriyeti sadece iki şeye güvenir: Biri ulus kararı, diğeri en elim ve güç koşullar içinde dünyanın övgüsüne hakkıyla yaraşma niteliğini kazanan ordumuzun kahramanlığı. bu iki şeye güvenir. <br />
&#8226;	Ülkenin genel yaşamında, orduyu politikanın dışında tutmak ilkesi, Cumhuriyetin sürekli dikkat ettiği önemli bir noktadır. Şimdiye kadar takip edilen bu yolda; Cumhuriyet orduları vatanın güvenilir ve sağlam koruyucusu olarak saygınlığını korumuştur. (1924, Ankara) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 348)<br />
&#8226;	Ordumuz yaşam ve onur savaşımında ulusun amaçlarının tek dayanak noktasıdır. (1920, Ankara) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 16) <br />
&#8226;	Cumhuriyet Orduları; Cumhuriyeti ve kutsal topraklarını güvenle koruma ve savunma  gücündedir  ve hazırdır. (1925, İzmir)-Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, C. II, s. 240) <br />
&#8226;	Askeri eylemler, siyasi eylemlerin ümitsiz olduğu noktada başlar. Ümidin güvenli bir surette geri dönüşü, orduların hareketinden daha hızlı hedeflere ulaşmayı temin edebilir. (1922, İzmir) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. III, s. 61- 62 <br />
&#8226;	Ben size saldırı emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman süresinde yerimize başka kuvvetler gelir başka komutanlar egemen olabilir. (1915, Anafartalar) (Atatürk, Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe, Derleyen:Uluğ İĞDEMİR, s., XV-XVII)<br />
&#8226;	Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve yeteneğinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. <br />
&#8226;	Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye ülküsünü gerçekleştirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi olanaksız güvencesidir. <br />
&#8226;	Büyük ulusal disiplin okulu olan Ordunun; ekonomik, kültürel, sosyal savaşlarımızda bize aynı zamanda en gerekli elemanları da yetiştiren büyük bir okul haline getirilmesine ayrıca özen ve dikkat edileceğine, şüphem yoktur. (1937, Ankara) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 420) <br />
&#8226;	...benim için ordumuzun değerini ifade de tek karşılaştırma şudur: Türk ordusunun bir birliği, dengini mutlaka yener, iki katını durdurur. Şimdilik bundan fazlasını istemiyorum. Çünkü fazlasını ulusumuzun yaratılıştan sahip olduğu cengaverlik zaten sağlamaktadır. Fakat bu değeri mutlaka korumak lazımdır. Bunu, askeri bir esas, bir kural olarak göz önünde tutmalıdır... Bu değer korundukça, örgütümüzü, eğitim ve öğretimimizi bu hedef ve amaca yönelttikçe, Türkiye&#8217;nin her türlü saldırıdan, taarruzdan korunmuş olacağına ve korunacağına kimsenin şüphesi kalmaz.<br />
<br />
AŞAR VERGİSİ<br />
<br />
&#8226;	Ülkenin başında ortaçağın en insafsız belâsı olarak hâlâ musallat duran aşarın kaldırılmasını yüce meclise önerebilecek bir ekonomik düzeye Cumhuriyet idaresinin bir senede ulaşmış olması, cidden memnuniyet vericidir. 01. 11. 1924, T.B.M.M. Açılışı.<br />
&#8226;	Köylümüz ve tarımımız üzerindeki aşar kâbusunun ortadan kaldırılması ile meydana gelen rahatlık, ulusun daha çok üretmek, daha rahat olmak için çalışmak arzularını teşekkür edilecek bir derecede arttırmıştır. 01. 11. 1925, T.B.M.M. Açılışı.<br />
<br />
AŞILAMA<br />
<br />
&#8226;	Yayılan ve bulaşıcı hastalıklara karşı insanları koruma konusunda hizmetleri görülen aşıları hazırlamakla meşgul Hıfzısıhha (sağlıkla ilgili) kurumlarımız tam bir başarıyla çalışmasına devam ve savaşıma yararlı görevler gerçekleştirmektedir. 1921 yılı içerisinde üç milyon kişilik çiçek aşısı yapabilen Sivas müessesesi geçen sene içinde beş milyon kişilik çiçek aşısı, beş yüz otuz yedi kilogram kolera, dört yüz yedi kilogram tifo aşıları üretmiş ve bunlar halka yeter derecede uygulanmıştır.  01.03.1923, T.B.M.M Açılışı.<br />
<br />
AYDINLARIMIZ<br />
<br />
&#8226;	Aydın sınıfı ile halkın anlayış ve hedefi arasında doğal bir uygunluk olması lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği düşünceler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır. (20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma)<br />
&#8226;	Aydınlarımız, &#8220;ulusumu en mutlu yapayım&#8221; der. &#8220;Başka uluslar nasıl olmuşsa onu da aynen öyle yapalım&#8221; der. Ama düşünmeliyiz ki, böyle bir teori hiç bir devirde başarılı olmuş değildir. Bir ulus için mutluluk olan bir şey, diğer bir ulus için yıkım olabilir. Aynı neden ve koşullar birini mutlu ettiği halde, diğerlerini mutsuz edebilir. Onun için ulusa gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü biliminden, buluşlarından, gelişmelerinden yararlanalım, ama unutmayalım ki, asıl temeli, kendi içimizden çıkarmak zorundayız. 20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma.<br />
&#8226;	Aydınlarımız içinde çok iyi düşünenler vardır. Fakat genellikle şu yanlışımız vardır ki, araştırma ve çalışmamıza zemin olarak çok zaman kendi ülkemizi, kendi tarihimizi, kendi geleneklerimizi, kendi özelliklerimizi ve gereksinimlerimizi almalıyız. Aydınlarımız belki bütün dünyayı, bütün diğer ulusları tanır, ama kendimizi bilmeyiz. ( 20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ADALET- ADLİYE-ADLİYE POLİTİKASI<br />
&#8226;	Adalet gücü bağımsız olmayan bir ulusun devlet halinde varlığı kabul edilemez. (Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, s.58)<br />
&#8226;	En yeni kanunlarla donanmış olan adliyemizin basireti ve adaleti uygulamak için gösterdiği dikkat ulusun huzur ve düzenini korumağa yeterli ve gücü yeter. (1929, TBMM)<br />
&#8226;	Adliyemizin emin olduğumuz yüksek gücü sayesindedir ki, Cumhuriyet, kaçınılmaz gelişimi izleyebilecek ve türlü şekil ve türdeki saldırısına karşı vatandaşın hukukunu ve ülkenin düzenini koruyabilecektir. (1930, TBMM)<br />
&#8226;	Adliye politikamızda izlenecek gaye, önce halkı yormaksızın hızla, yerinde, güvenle adaleti dağıtmaktır. İkinci olarak toplumumuzun bütün dünya ile teması doğal ve zorunludur; bunun için adaletimizin düzeyini bütün uygar toplumların derecesinde bulundurmak zorundayız. Bu özellikleri sağlamak için mevcut yasa ve usullerimizi bu bakış açılarına göre yenilemekteyiz ve yenileyeceğiz. (1922, TBMM.)<br />
&#8226;	Zamanın değişmesiyle kararların değişmesi yadsınamaz, kuralı adlî politikamızın temelidir. (1922)<br />
<br />
AHLAK-ULUSAL AHLAK<br />
<br />
&#8226;	Korkutma esasına dayanan davranış kuralları (etik), bir erdem olmadıktan başka güvene de uygun değildir. (1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine) <br />
&#8226;	Hiçbir ulus yoktur ki etik esaslarına dayanmadan yükselebilsin. (24.12.1919, Kırşehir) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, s. 4) <br />
&#8226;	Etik kutsaldır; çünkü aynı kıymette eşi yoktur ve başka hiç bir çeşit kıymetle ölçülemez. (Utkan Kocatürk, Atatürk&#8217;ün Fikir ve Düşünceleri, Atatürk Araştırma Merkezi, s.218) <br />
&#8226;	Ulusal davranış kuralları (etik), ulusal esaslarla ve özgür düşüncelerle beslenmeli ve destek olunmalıdır. (25.08.1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine)<br />
AİLE YAŞAMI<br />
<br />
&#8226;	Uygarlığın esası, gelişme ve gücün temeli aile yaşamıdır. Bu yaşamda kötülük, kesinlikle sosyal, ekonomik, politik güçsüzlüğe neden olur. Aileyi oluşturan kadın ve erkek unsurların doğal haklarına sahip olmaları, aile görevlerini başaracak güçte olmaları gereklidir. (30. 08. 1924, Dumlupınar)<br />
&#8226;	Efendiler, sosyal yaşamın kökeni, aile yaşamıdır. Aile, açıklamaya gerek yoktur ki, kadın ve erkekten oluşur. (28. 08. 1925, İnebolu)<br />
&#8226;	Uygarlığın, ilerlemenin ve güçlülüğün temeli, aile yaşamıdır. (1924, Dumlupınar) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, s. 187)<br />
ALLAH-TANRI<br />
<br />
&#8226;	Tanrı birdir, büyüktür. 1922, T.B.M.M.<br />
&#8226;	Biliriz ki, Tanrı dünya üzerinde yarattığı bu kadar iyilikleri, bu kadar güzellikleri insanlar yararlansın, varlık içinde yaşasınlar diye yaratmıştır. Ve en fazla derecede yararlanabilmek için de, bugün evrenden esirgediği algılamayı, aklı insanlara vermiştir. (17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi)<br />
<br />
ANAYASA<br />
<br />
&#8226;	Anayasa, ulusun bütün arzularını ve meclisin içeriğini ve gerçek şeklini gösterir bir yasadır. (21. 02. 1921, T.B.M.M.) <br />
&#8226;	Anayasa da, Osmanlı İmparatorluğunun, Osmanlı Devletinin öldüğünü algı ve deyiş ve onun yerine yeni Türkiye Devleti&#8217;nin geçtiğini duyuran ve bu devletin yaşamının da kayıtsız koşulsuz egemenliğin ulusun elinde kalmasıyla mümkün olduğunu anlatan bir yasadır. (17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresi Açış Söylevi.)<br />
&#8226;	Anayasanın asıl ruhu ise kitaplara geçmesinden evvel ulusun dimağında ve vicdanında toplanmış olmasıyla ve ancak bunun anlatımı olmak üzere kurduğu meclise verdiği gerçek görev ile yıllardan beri kararlarını eylemsel uyguluyor olmasıyla ve en sonunda yasa şeklinde dünyanın gözleri önüne konmasıyla gerçekleşmiştir. (16. 01. 1923, İstanbul Gazetesi Temsilcilerine.)<br />
<br />
ANNE-ANA-ATA<br />
<br />
&#8226;	Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir. 1923.<br />
&#8226;	Kadının en büyük vazifesi analıktır. İlk terbiye verilen yer ana kucağı olduğu düşünülürse bu görevin önemi gerektiği gibi anlaşılır. 31. 01. 1923, İzmir&#8217;de Halk ile Konuşma<br />
&#8226;	Anaların, bugünkü çocuklarına vereceği eğitim, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için, gerekli özellikleri taşıyan çocuk yetiştirmek, çocuklarını bugünkü yaşam için aktif bir organ haline koymak, pek çok yüksek özellikler taşımalarına bağlıdır. Eğer kadınlarımız gerçekten ulusun anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden daha çok aydın,  daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar.<br />
&#8226;	Kadının en büyük görevi analıktır. İlk eğitim verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse bu görevin önemi daha iyi anlaşılır. (1923, İzmir) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 89)<br />
&#8226;	Büyük atalarımız ve onların anaları tarihin yaşanmışlığıyla sabittir ki cidden büyük erdemler göstermişlerdir. Burada birçok noktadan sayabileceğimiz o faziletlerin en büyüğü ve en önemlisi kıymetli evlatlar yetiştirmeleriydi. (AKDTYK.Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt II, s.155-156)<br />
&#8226;	Asıl uğraşmaya zorunlu olduğumuz şey, analarımızın ve atalarımızın oldukları gibi yüksek kültürde ve yüksek onurda dünya birinciliğini tutmaktır. (AKDTYK, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Ankara, 1997, Cilt III, s.133)<br />
ASKER&#8211;ASKERLİK-TÜRK ORDUSU<br />
<br />
&#8226;	Ben askerliğin her şeyden çok sanatçılığını severim. (1912)<br />
&#8226;	Kahraman Türk askeri Anadolu savaşlarının manasını anlamış, yeni bir ülkü ile savaşmıştır. (1921)<br />
&#8226;	Hiçbir zaman saldırgan olmayı düşünmemiş olan ve fakat daima haksız saldırıya uğrayacağını hesap eden bir ulusun ordusu olarak,  ordumuz uzun  bir  seferden  sonra  hemen diğer  bir  sefere başlayacakmış gibi maddi  ve  manevi   yönden  hazır bulunmalıdır. (1924, Ankara) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, C. I, s. 351)<br />
&#8226;	Ülkemiz şu iki şeyin ülkesidir: Biri çiftçi diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve asker yetiştiren bir ulusuz. İyi çiftçi yetiştirdik, çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik, çünkü o toprakları isteyen düşmanlar çoktur...bundan sonra da daha iyi çiftçi ve asker olacağız. Ancak bundan sonra asker oluşumuz artık eskisi gibi başkalarının hırsı, şanı, şöhreti ve keyfi için değil; yalnız ve yalnız bu aziz topraklarımızı korumak içindir. (1923,Tarsus)Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, C.II, s. 135 <br />
&#8226;	Türkiye Cumhuriyeti sadece iki şeye güvenir: Biri ulus kararı, diğeri en elim ve güç koşullar içinde dünyanın övgüsüne hakkıyla yaraşma niteliğini kazanan ordumuzun kahramanlığı. bu iki şeye güvenir. <br />
&#8226;	Ülkenin genel yaşamında, orduyu politikanın dışında tutmak ilkesi, Cumhuriyetin sürekli dikkat ettiği önemli bir noktadır. Şimdiye kadar takip edilen bu yolda; Cumhuriyet orduları vatanın güvenilir ve sağlam koruyucusu olarak saygınlığını korumuştur. (1924, Ankara) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 348)<br />
&#8226;	Ordumuz yaşam ve onur savaşımında ulusun amaçlarının tek dayanak noktasıdır. (1920, Ankara) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 16) <br />
&#8226;	Cumhuriyet Orduları; Cumhuriyeti ve kutsal topraklarını güvenle koruma ve savunma  gücündedir  ve hazırdır. (1925, İzmir)-Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, C. II, s. 240) <br />
&#8226;	Askeri eylemler, siyasi eylemlerin ümitsiz olduğu noktada başlar. Ümidin güvenli bir surette geri dönüşü, orduların hareketinden daha hızlı hedeflere ulaşmayı temin edebilir. (1922, İzmir) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. III, s. 61- 62 <br />
&#8226;	Ben size saldırı emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman süresinde yerimize başka kuvvetler gelir başka komutanlar egemen olabilir. (1915, Anafartalar) (Atatürk, Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe, Derleyen:Uluğ İĞDEMİR, s., XV-XVII)<br />
&#8226;	Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve yeteneğinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. <br />
&#8226;	Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye ülküsünü gerçekleştirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi olanaksız güvencesidir. <br />
&#8226;	Büyük ulusal disiplin okulu olan Ordunun; ekonomik, kültürel, sosyal savaşlarımızda bize aynı zamanda en gerekli elemanları da yetiştiren büyük bir okul haline getirilmesine ayrıca özen ve dikkat edileceğine, şüphem yoktur. (1937, Ankara) (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, Ankara, 1997, s. 420) <br />
&#8226;	...benim için ordumuzun değerini ifade de tek karşılaştırma şudur: Türk ordusunun bir birliği, dengini mutlaka yener, iki katını durdurur. Şimdilik bundan fazlasını istemiyorum. Çünkü fazlasını ulusumuzun yaratılıştan sahip olduğu cengaverlik zaten sağlamaktadır. Fakat bu değeri mutlaka korumak lazımdır. Bunu, askeri bir esas, bir kural olarak göz önünde tutmalıdır... Bu değer korundukça, örgütümüzü, eğitim ve öğretimimizi bu hedef ve amaca yönelttikçe, Türkiye&#8217;nin her türlü saldırıdan, taarruzdan korunmuş olacağına ve korunacağına kimsenin şüphesi kalmaz.<br />
<br />
AŞAR VERGİSİ<br />
<br />
&#8226;	Ülkenin başında ortaçağın en insafsız belâsı olarak hâlâ musallat duran aşarın kaldırılmasını yüce meclise önerebilecek bir ekonomik düzeye Cumhuriyet idaresinin bir senede ulaşmış olması, cidden memnuniyet vericidir. 01. 11. 1924, T.B.M.M. Açılışı.<br />
&#8226;	Köylümüz ve tarımımız üzerindeki aşar kâbusunun ortadan kaldırılması ile meydana gelen rahatlık, ulusun daha çok üretmek, daha rahat olmak için çalışmak arzularını teşekkür edilecek bir derecede arttırmıştır. 01. 11. 1925, T.B.M.M. Açılışı.<br />
<br />
AŞILAMA<br />
<br />
&#8226;	Yayılan ve bulaşıcı hastalıklara karşı insanları koruma konusunda hizmetleri görülen aşıları hazırlamakla meşgul Hıfzısıhha (sağlıkla ilgili) kurumlarımız tam bir başarıyla çalışmasına devam ve savaşıma yararlı görevler gerçekleştirmektedir. 1921 yılı içerisinde üç milyon kişilik çiçek aşısı yapabilen Sivas müessesesi geçen sene içinde beş milyon kişilik çiçek aşısı, beş yüz otuz yedi kilogram kolera, dört yüz yedi kilogram tifo aşıları üretmiş ve bunlar halka yeter derecede uygulanmıştır.  01.03.1923, T.B.M.M Açılışı.<br />
<br />
AYDINLARIMIZ<br />
<br />
&#8226;	Aydın sınıfı ile halkın anlayış ve hedefi arasında doğal bir uygunluk olması lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği düşünceler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır. (20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma)<br />
&#8226;	Aydınlarımız, &#8220;ulusumu en mutlu yapayım&#8221; der. &#8220;Başka uluslar nasıl olmuşsa onu da aynen öyle yapalım&#8221; der. Ama düşünmeliyiz ki, böyle bir teori hiç bir devirde başarılı olmuş değildir. Bir ulus için mutluluk olan bir şey, diğer bir ulus için yıkım olabilir. Aynı neden ve koşullar birini mutlu ettiği halde, diğerlerini mutsuz edebilir. Onun için ulusa gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü biliminden, buluşlarından, gelişmelerinden yararlanalım, ama unutmayalım ki, asıl temeli, kendi içimizden çıkarmak zorundayız. 20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma.<br />
&#8226;	Aydınlarımız içinde çok iyi düşünenler vardır. Fakat genellikle şu yanlışımız vardır ki, araştırma ve çalışmamıza zemin olarak çok zaman kendi ülkemizi, kendi tarihimizi, kendi geleneklerimizi, kendi özelliklerimizi ve gereksinimlerimizi almalıyız. Aydınlarımız belki bütün dünyayı, bütün diğer ulusları tanır, ama kendimizi bilmeyiz. ( 20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[